Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/14069 E. 2023/3136 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14069
KARAR NO : 2023/3136
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, yerel mahkemece temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilerek yasa yoluna başvuru süresinde sanığın yanıltıldığı ve karar duruşmasında Bartın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan ve SEGBİS yolu ile katılması sağlanan sanığa hüküm tefhim edilirken ve gerekçeli karar tebliğ edilirken yasa yolu 5271 sayılı Kanun’un 263 üncü maddesine göre usulüne uygun belirtilmediğinden, sanığın öğrenme ile hükmü temyiz ettiği kabul edilerek, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.

2. Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267 nci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2014 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 11.06.2020 tarihli kararı ile “TCK.nın 267/2. maddesinde düzenlenen maddi eser ve delil uydurmak suretiyle iftira suçunun oluşabilmesi için fail, sadece soyut olarak bir suç ya da idari yaptırım gerektiren fiil isnadında bulunmamakta, bu isnadın inandırıcı olabilmesi için maddi eser ve delil de hazırlamaktadır. Daha önceden var olan maddi eser ve delil sunulması ya da iftira eyleminden sonra isnadın ispatı amacıyla sonradan uydurulması halinde suçun nitelikli şekli gerçekleşmez. Maddi eser ve delilin şikayet dilekçesi veya ihbarla birlikte uydurularak bildirilmesi halinde bu fıkrada tanımlanan nitelikli suç oluşur.
Sanık tarafından imza inkarında bulunulan senedin şikayetçi tarafından icra takibine konu edilmesi karşısında sanığın suçun maddi eser ve dellilerini uydurması söz konusu olmadığı halde TCK.nın 267/2. maddesi uygulanarak fazla ceza tayini ” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrürlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sübuta, suç kastının bulunmadığına vesaireye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın savcılığa başvurarak müşteki tarafından takibe konu edilen senedi imzalamadığını, imzanın kendisine ait olmadığını, böyle bir borcunun da olmadığını belirterek müşteki hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla iftira ettiği iddiasına ilişkindir.
2. 05.08.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre suça konu senetteki ödeyecek bölümünde yer alan yazı, rakam ve imzaların sanık … eli mahsulü olduğu tespit edilmiştir.
3. Müşteki hakkında 06.09.2013 tarihinde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından takipsizlik kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği; müşteki beyanı, 05.08.2013 tarihli bilirkişi raporu, takipsizlik kararı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Mahkemenin atılı suçun sübutu ve suç niteliğini kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3 .Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karar tarihi olan 06.09.2013 yerine, 26.03.2013 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2021 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.