Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1409 E. 2023/698 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1409
KARAR NO : 2023/698
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık … hakkında yalan tanıklık ve sanık … hakkında kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçlarından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231 … maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları anlaşılmıştır.
Sanık … hakkında birleşen dosyadaki yalan tanıklık suçundan ve sanık … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının, 2014/982 Esas sayılı iddianamesi ile sanık …’nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin ikinci fıkrası, sanık …’in ise aynı kanunun 136 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 137 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 257 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları talep olunmuştur.
2. Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının, 2015/658 Esas sayılı iddianamesi ile sanık …’nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin ikinci fıkrası, uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
3. İki davanın birleştirilmesi üzerine Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29/03/2016 tarihli, 2014/623 Esas., 2016/283 Karar sayılı kararı ile,
*Sanık …’nın yalan tanıklık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 272 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten hükmolunan 10 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
*Sanık …’nın yalan tanıklık suçundan dolayı birleşen dosya ile açılan davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince reddine,
*Sanık …’in kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 136 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 137 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten hükmolunan 1 yıl 3 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
karar verilmiştir.
*Sanık …’in görevi kötüye kullanmak suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi uyarınca karar verilmesine yer olmadığına
Karar verilmiştir

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın Temyiz Sebepleri,
Sanıklar hakkında alt sınırdan ceza verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verilmesinin hukuka aykırı olduğuna İlişkindir.

III. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar Hakkında Verilen Davanın reddi ve Karar Verilmesine Yer Olmadığı Kararları Yönünden;
1. Sanık …’nın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olarak 04.11.2014

tarihinde mahkemece savunmasının alındığı ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
2. Sanık …’in yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olarak 11.11.2014 tarihinde mahkemece savunmasının alındığı ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden;
Gerekçe A bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin kanun yolu başvurularının itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Sanık … Hakkında Yalan Tanıklık Suçundan Verilen Davanın Reddi Ve Sanık … Hakkında Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Verilen Karar Verilmesine Yer Olmadığı Kararları Yönünden;
Gerekçe B-1, B-2 bölümünde açıklanan nedenlerle Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29/03/2016 tarihli, 2014/623 Esas, 2016/283 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2023 tarihinde karar verildi.