Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/14237 E. 2023/2642 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14237
KARAR NO : 2023/2642
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Parada sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2013 tarihli iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2015 tarihli kararıyla sanığın 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, adli para cezasının 5 eşit taksitte tahsiline; hak yoksunluklarına ve suça konu paranın T.C. … Bankası koleksiyonuna konulmak üzere 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir; karar sanık tarafından temyiz edilmiştir.
3. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 13.01.2020 tarihli ilamıyla hükmün
a. 15.04.2013 tarihli iddianamede sevk maddesi olarak 5237 sayılı TCK.nın 197/2, madde ve fıkrası gösterildiği halde ek savunma hakkı verilmeden sanık hakında TCK.nın 197/1. fıkrasına göre mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle CMK.nın 226. maddesine aykırı olarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b. Suça konu sahte paranın 5237 sayılı TCK.nın 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verildikten sonra 5320 sayılı Yasanın 17. ve Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 16. maddeleri uyarınca … Bankası’na gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, müsaderesine ve koleksiyona konulmak üzere … Bankası’na gönderilmesi,” şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyularak sanığa ek savunma hakkı verilmiştir; İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2021 tarihli kararıyla sanığın 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, adli para cezasının 5 eşit taksitte tahsiline; hak yoksunluklarına, suça konu bir adet CB97517082D seri nolu 100 doların 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereğince müsadere edilerek 5320 sayılı kanunun 17 nci maddesi ve Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 16 ncı maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyet … Bankasına gönderilmesine karar verilmiştir. Karar sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığından “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi de gözetilerek beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay sanık …’nın şikayetçi …’ın çalıştığı akaryakıt istasyonuna giderek araca sahte 100 ABD Doları ile yakıt almak suretiyle parada sahtecilik suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık aşamalardaki ifadesinde; “Benim suç tarihinde Zeytinburnu’nda tekel bayim vardı. Günlerden Cuma veya Cumartesi’ydi. 2- 3 kişi benden alkol almak için dükkanıma geldiler. 500 TL lik kendilerine alkol verdim. Bana 200 Dolar verdiler. Ayrıca 150 veya 200 TL de para verdiler.

Aynı gün akşam üzeri ben Yıldırım mahallesindeki BP akaryakıt istasyonuna gittim. Ordan benzin aldım. Pompacı … isimli şahsa 100 Dolar verdi. Paraya baktı sahte olmadığını anladı. Yanında gelen bir kişide Laleli’de çalıştığını bu paranın sahte olmadığını belirtti. Benim dolar vermemin amacı parayı bozdurmaktı. Parayı alan … isimli şahıs para sahte olmasın dedi. Ben de sahte değil bak dedim. O da baktı ve yanındaki şahısta paranın sahte olmadığını söylediler. Bu sırada benim yanımda ortağım … vardı. Daha sonra oradan ayrıldık. Ertesi gün mazot almaya başka bir benzin istasyonuna gittik. Yine yanımda Cever vardı. Benzin istasyonuna Türk parası verdim. İstasyondan 50 – 100 metre kadar ayrıldıktan sonra memurlar beni çevirdiler. Yapılan üst aramasında diğer 100 doları buldular. Benim önceki gün benzin istasyonuna sahte 100 Dolar verdiğimi söylediler. Üst aramamda çıkan 100 Dolar nedeniyle Gazi Osmanpaşa Asliye Ceza Mahkemesinde yargılandım. Beraat ettim. Ben 100 Doların sahte olduğunu bilmiyordum.” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
3. … Bankası İstanbul Şubesinin 13.02.2013 tarihli inceleme ve değerlendirme raporuna göre söz konusu bir adet 100 doların sahte ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
4. Sanık …’nın yakalandığı sırada üzerinden ele geçirilen bir adet HB41836995A seri nolu 100 Dolar ile ilgili Gaziosmanpaşa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2013 tarih, 2012/356 Esas ve 2013/225 Karar sayılı kararı ile delil yetersizliğinden verilen beraat kararının temyiz edilmeden 27.05.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
5. Mahkemesince sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2021 tarih, 2020/22 Esas ve 2021/28 Karar sayılı kararında; oluş, tüm dosya kapsamı, sanığın ve sahte para kendisine verilerek alışveriş yapılan mağdurun oluşa uygun anlatımları, bozma ilamı ile paranın sahte ve aldatma kabiliyetini haiz olduğuna ilişkin T.C. … Bankası raporu birlikte gözetildiğinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2021 tarih ve 2020/22 Esas, 2021/28 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.