Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1486 E. 2023/213 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1486
KARAR NO : 2023/213
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27.01.2016 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 272 … maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarıca yalan tanıklık suçundan dava açılmıştır.

2. … 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21.06.2016 tarih ve 2016/128 Esas, 2016/573 Karar sayılı kararı ile sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223. maddesinin ikinci fıkrasının (c) ve (e) bentleri gereğince beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, katılanın murisinden kalan gayrimenkuller nedeniyle, aleyhine açılan mal rejimi tasfiyesi ve katılma alacağı davasında; sanığın, katılanın murisinin davacıyla evlenmeden önce mal varlığının bulunmadığını belirterek, katılanın miras payını azaltmak istediği ve kasten yalan beyanda bulunduğu iddiasına ilişkindir.
2. Sanık, mal rejimi davasının 15.05.2014 tarihli celsesindeki yeminli beyanında, katılanın babasının davacı ile evlenmeden önce mal varlığının bulunmadığını belirttiği ancak, … 7. Aile Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporları ve tapu kayıtlarının incelenmesi sonucunda, katılanın ölen babasının davacı ile evlenmeden önce de gayri menkullerinin bulunduğu tespit edilmiş ve davacının miras payı evlendikten sonra edinilen mallar mukabilinde hesaplayarak davanın kabulüne karar vermiştir.
3. Sanık savunmasında, katılanın murisinin arkadaşı olduğunu ve ondan duyduğu kadarı ile Aile mahkemesinde beyanda bulunduğunu, iflas ettikten sonra malı kalmadığını ve davacı eşiyle evlendiğini, borçlarını ödemeye de davacı eşinin yardım ettiğini katılanın murisinin kendisinin söylediğini, resmi kayıtlara ulaşıp mal varlığını tespit etmesi mümkün olamayacağından suç kastının olmadığını belirtmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde,
Yalan tanıklık suçunun oluşabilmesi için, hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapmanın gerektiği somut olayda sanığın, katılan aleyhine açılan mal rejimi davasında katılanın murisinin evlenmeden önce mal varlığının bulunmadığını beyan ettiği ancak yapılan yargılamada … 7. Aile Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporu ve tapu kayıtlarına göre, murisin evlenmeden önce de mal varlığının bulunduğu tespit edildiği, malvarlığı durumunun tapu kayıtları ve alınan uzmanlık raporları ile tespit edilebildiği, tanıktan sorularak tespiti mümkün olamayacağından sanığın gerçeği saptırma amacı olmadığı, şahsi ve sınırlı bilgisi ile beyanda bulunduğu ve bu nedenle suç kastı olmadığına yönelik kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2023 tarihinde karar verildi.