Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1489 E. 2021/10146 K. 14.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1489
KARAR NO : 2021/10146
KARAR TARİHİ : 14.04.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Beraat

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya içerisinde sanık hakkında Çarşamba İnfaz Hakimliği’nce verilen 2015/92 Esas-93 Karar 05.10.2015 tarihli kararıyla kapalı ceza infaz kurumuna iade kararının mevcut olduğu ve bu kararın tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ mazbatasında da denetimli serbestlik müdürünün imza ve kaşesinin bulunduğu, ayrıca Çarşamba Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nün Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazdığı 10.11.2015 tarihli e-imzalı suç duyurusunda Cumhuriyet Savcısı’nın ıslak imza ve havalesinin bulunması karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
1-5275 sayılı Kanunun 105/A-8. maddesi gereğince kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmayan hükümlülerin TCK’nın 292 ve 293. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği, somut olayda Çarşamba İnfaz Hakimliğinin kapalı ceza infaz kurumuna iade kararını ve 2 gün içerisinde teslim olması gerektiğine ilişkin tebligatı usulüne uygun olarak 03.11.2015 tarihinde tebellüğ eden ve kararı tebellüğ ettikten sonra 2 gün içerisinde kapalı ceza infaz kurumuna teslim olması gerekirken teslim olmayan sanığın, sübuta eren ve unsurları yönünden oluşan hükümlünün kaçması suçundan mahkumiyeti yerine yerinde olmayan gerekçe ile beraatine karar verilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK’nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK’nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.