Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/15165 E. 2023/3374 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15165
KARAR NO : 2023/3374
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
KARAR : Mahkumiyet

Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan dava açılmıştır.
Marmaris 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/1367 Esas, 2016/310 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 15.04.2016 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 22.06.2021 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06/07/2021 tarihli ve KYB- 2021/84210 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.07.2021 tarihli ve KYB-2021/84210 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“… karar tarihi itibariyle Aydın E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesi uyarınca savunmalarında duruşmalardan vareste tutulmaya yönelik talebi bulunmadığı halde kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (segbis) aracılığı ile savunması alınmaksızın, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2. 5271 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, cezaevinde bulunan sanığa gerekçeli karar tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriği okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunmaktadır. Dosyada mevcut 07.04.2016 tarihli tebliğ belgesine göre, kararın hükümlüye okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilmediği, bu nedenle tebligatın usulsüz olduğu ve inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca temyiz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde karar verildi.