YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1528
KARAR NO : 2023/1005
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Çifteler Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.05.2015 tarihli iddianamesi ile iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası (a), (b), (c), (d), (e) bentleri ve 53 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Çifteler Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2016 tarihli kararı ile iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 50 … maddesinin birinci fıkrası (a) bendi uyarınca 300 … adli para cezasına
çevrilmesine, 52 … maddesi ikinci fıkrası gereğince 300 … karşılığı olarak 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 … maddesi dördüncü fıkrası uyarınca 24 eşit aylık taksitle tahsiline karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemleri,
1. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
2. Sanığa savunma yaptırılmaması ve savunma hakkının elinden alındığına,
3. Lehe hükümlerin dikkate alınmamış olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olayda sanık ismini … olarak bildiği fakat … isminin … olduğunu bir arkadaşından öğrendiğini müştekinin kendisini 2013 yılı içerisinde ayını ve gününü hatırlamadığı bir tarihte araç içerisinde bira içtikleri sırada kaçırdığını, pavyonda çalıştırmak istediğini, pavyonda çalışmayı kabul etmemesi üzerine kendisini silahla tehdit ettiğini daha sonra araçtan inmesini ve beklemesini istediğini ve kendisini bırakıp gittiğini, yolda gelirken at heykeli gördüğünü bu sebeple mahmudiye ilçesine geldiğini anladığını, araçtan indikten sonra … ve 112’yi aradığını, jandarmanın kendisini otobüse bindirip Eskişehir’e gönderdiği iddiasına ilişkindir.
2. Başlatılan soruşturmada … ve emniyet müdürlükleri tarafından yapılan araştırmada 2013 yılı içerisinde … adına herhangi bir ihbar yapılmadığı, Mahmudiye ilçe girişinde bulunan at heykelinin 2013 yılında orada bulunmadığı, 2014 yılında yapıldığı tespit edilmiştir.
3. Issız bir yerde yol kenarında baygın vaziyette olduğunu beyan eden sanığın … tarafından alındıktan sonra hiçbir işlem yapılmadan Eskişehir’e gönderilmesinin mümkün olmadığı değerlendirilerek 22.05.2015 tarihinde müşteki hakkında kyok kararı verilerek sanık hakkında ise iftira suçu kapsamında soruşturma başlatılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu itibarla; sanığın yukarıda açıklanan şekilde suçsuz olduğunu bildiği katılana hukuka aykırı bir fiil isnat ederek soruşturma başlatılmasına sebep olduğu iddia edilen davada;
2. 03.09.2015 tarihli duruşmada sanık …’nun savunmasının alındığı tespit edildiğinden, sanığın savunma yaptırılmadan hüküm kurulduğuna yönelik temyiz itirazı yönünden hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Sanık hakkında tayin olunan ceza miktarı gözetilerek, Mahkemece, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 231 … maddesinin daha önce uygulanmış olması ve silinme koşullarının oluşmamış olması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanmamasına karar verildiği ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50 nci, 52 nci ve 62 nci maddelerinin uygulandığı anlaşılmakla sanığın lehe hükümlerin uygulanması talebine yönelik temyiz isteği de yerinde görülmemiştir.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çifteler Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2016 tarihli ve 2015/140 Esas, 2016/339 Karar sayılı kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2023 tarihinde karar verildi.