YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15395
KARAR NO : 2023/3779
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, ceza infaz kurumunda bulunan sanığa 03.04.2019 tarihli temyizin reddine ilişkin ek kararın ceza infaz idaresi tarafından tebligatı sırasında, tebliğ edilen karar içeriği okunup, anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunması karşısında, ceza infaz kurumu idaresince hükümlü hakkında düzenlenen 10.04.2019 tarihli tebliğ ve tebellüğ belgesi içeriğine göre, tebliğ işlemi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen usule uygun olmadığı ve geçersiz olduğu anlaşıldığından, hükümlünün ek karara yönelik 18.04.2019 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu, SEGBİS aracılığıyla yüzüne karşı hüküm tefhim edilen sanığa, kararın bulunduğu tutanağın bir örneğinin verilmemesi karşısında, sanığın temyiz talebinin öğrenme üzerine süresinde olduğu ve 03.04.2019 tarihli ek kararın kaldırılması gerektiği değerlendirilerek temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; ”bozma,” görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; temyiz hakkının engellendiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, olay tarihinde başka bir suçtan dolayı kolluk görevlilerince Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumuna getirilen ve ceza infaz kurumuna teslim edilen sanığın, ceza infaz kurumuna giriş esnasındaki üst aramasında kendi rızası ile üzerinde bulunan eroin olduğu belirlenen maddeyi görevlilere teslim ettiği, bu suretle infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmaya teşebbüs ettiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Kendi isteği ile ya da ziyaret amacı dışında başka suçtan kesinleşen hapis cezasının infazı için yakalanarak Açık Ceza İnfaz Kurumuna teslimi sırasında infaz koruma memurlarının sorması üzerine sanığın iç çamaşırında kilitli poşet içerisinde bulunan eroin maddesini teslim etmesi şeklindeki olayda; hiç kimsenin kendisini suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolla delil göstermeye zorlanamayacağına ilişkin Anayasa’nın 38 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre sanıktan üzerinde uyuşturucu madde bulunduğunu bilse dahi bu durumu anlatarak suçunu ikrar etmesinin beklenemeyeceği ve ceza infaz kurumuna girmeden infaz koruma memurun üzerinde madde var mı diye sorması üzerine uyuşturucu maddeyi teslim ettiği dikkate alındığında cezaevine rızası haricinde ve görevlilerin gözetim ve denetiminde alınan sanığın üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi bilinçli olarak ve cezaevine sokma saikiyle davrandığı şeklinde bir sonuca varılamayacağı; ceza hukukunun temel prensiplerinden olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alındığında eyleminin 5237 Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinde tanımlanan, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de; Mahkemece gerekçeli karar ve kısa kararın hüküm fıkrasında sanığın soyadının ”Pural” yerine “Pulal” olarak yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümde açıklanan nedenlerle Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde karar verildi.