Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/15451 E. 2023/68 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15451
KARAR NO : 2023/68
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2017 tarihli ve 2017/247 Soruşturma, 2017/838 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle 297 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca dava açılmıştır.
2. Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2018 tarihli ve 2017/338 Esas, 2018/174 Karar sayılı

kararı ile sanıklar hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.12.2018 tarihli ve 2018/1151 Esas, 2018/1897 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin birinci fıkrası ve birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; ayrıca sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesi uyarınca hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri;
Uyuşturucu maddelerin sanık ile ilgisi olmayan boş bir dolaptan ele geçtiğine, uyuşturucu maddelerin koğuşa kim tarafından konulduğunun sabit olmadığına, delillerin cezaevi idaresi tarafından hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmesi nedeniyle hükme esas alınamayacağına ilişkindir.
B. Sanık …’nin temyiz sebepleri;
Uyuşturucu maddelerin bulunduğu tarihte Kırklareli Adliyesinde görevli olduğuna, uyuşturucu maddelerin kendisine ait eşyalar arasından çıkmadığına, bu nedenle yeniden beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık …’ın temyiz sebepleri;
Uyuşturucu maddelerin ele geçtiği koğuşta kendisinin kalmadığına, ilgisi olmadığı halde söz konusu maddelerden dolayı hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğuna, bu nedenle yeniden beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Dava konusu olay, Kırklareli Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak kalmakta olan sanıklar … ve …’ın bulundukları 1 nolu bina C-2 koğuşunda cezaevi görevlileri tarafından yapılan aramada koğuşun girişinde bulunan boş hükümlü dolabının ve aynı hizada ikinci dolabın altında çeşitli miktarlarda uyuşturucu maddesinin ele geçirildiği iddiasına ilişkindir.
2. Ceza infaz kurumunda yapılan aramaya ilişkin 16.01.2017 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.
3. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 24.01.2017 tarihli ve İST-KİM-17-1454 sayılı raporu ile koğuşta ele geçen maddelerden 12.8 gr … renkli … madde parçalarının uyuşturucu maddelerden esrar olduğu, 5.4 gr … renkli bitki parçalarının uyuşturucu maddelerden THC (Tetrahidrocannabinol) ihtiva eden ve esrar elde edilmesinde kullanılan hint keneviri bitki parçalarının olduğu, 0.2 gr kahverengi bitki parçaları üzerinde de uyuşturucu maddelerden esrar bulaşıklarının bulunduğu sabittir.
4. Sanık …, Kırklareli Açık Ceza İnfaz Kurumunun C-5 koğuşunda kalmaktadır. Uyuşturucu maddelerin bulunduğu C-2 koğuşunda kalan bir kısım hükümlüler, cezaevi tarafından yapılan disiplin soruşturması sırasında alınan beyanlarında sanık …’ın bu koğuşa sıklıkla

gidip geldiğini beyan etmişlerdir.
5. İstanbul Adli Tıp Grup Başkanlığının 10.03.2017 tarihli ve 2017/10001 sayılı raporu ile sanık …’nin kanında uyuşturucu veya uyarıcı maddelerden esrar etkin maddesi THC metaboliti THC-COOH, saçında uyuşturucu veya uyarıcı maddelerden MDA ve MDMA bulunduğu; diğer sanıklar … ve …’ın kanında uyuşturucu veya uyarıcı maddelerden esrar etkin maddesi THC metaboliti THC-COOH bulunduğu sabittir.
6. Sanıklar aşamalarda, üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemişler, kan/saç örneklerinde çıkan uyuşturucu maddeyi izinde iken kullandıklarını, boş dolapta ele geçen uyuşturucu maddelerin kendilerine ait olmadığını belirtmişlerdir.
7. İlk derece mahkemesince, savunmaları dikkate alınarak sanıkların bulunduğu cezaevi koğuşunda bulunan uyuşturucu maddelerin koğuşa kim tarafından konulduğu tespit edilemediğinden, sanıklar hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince, Cumhuriyet savcısı tarafından “sanıkların kan ve saç kılı örneklerinde uyuşturucu madde çıkması, şüphelilerin uyuşturucu madde bulunan koğuşta kalmaları birlikte değerlendirildiğinde sanıkların atılı suçları işlediklerinin anlaşıldığı, esas mahkemesinin beraat kararının doğru olmadığı” yönündeki istinaf talebinin kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, “Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince sanıkların barındıkları koğuşta ele geçirilen uyuşturucu maddenin kimin tarafından cezaevine sokulduğunun bilinmediğinden bahisle sanıkların beraatlerine karar verilmiş ise de; ATK Kimya İhtisas Dairesince tanzim edilen rapora göre sanıkların kanlarında uyuşturucu maddelerinden olan esrar maddesi bulgularına rastlandığı ve yine aynı koğuşta uyuşturucu madde artıklarının bulunduğu dikkate alındığında sanıkların cezaevine sokulması ve içilmesi yasak olan uyuşturucu maddeleri içmek için bulunduğu kullandıkları ve bu suretle üzerilerine atılı infaz kurumu yada cezaevine yasak eşya sokmak suçunu işledikleri sanıkların savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik soyut beyanlar kapsamında kaldığı C. Savcılığının istinaf taleplerinin bu nedenlerle yerinde görüldüğü” belirtilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin birinci fıkrası ve birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; ayrıca sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesi uyarınca hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Delillerin Cezaevi İdaresi Tarafından Hukuka Aykırı Yöntemlerle Elde Edildiğine Yönelik
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Arama” başlıklı 36 ncı maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası;
“(1) Kurumlarda, odalar ve eklentilerinde, hükümlülerin üst ve eşyasında habersiz olarak her zaman arama yapılabilir. Her ay bir kez mutlaka arama yapılır.
…”
Şeklinde düzenlenmiştir

Yukarıda yazılı madde metnine göre, cezaevi idaresi adına infaz koruma memurları tarafından gerçekleştirilen aramanın usul ve yasaya uygun olduğu, bu arama ile birlikte ele geçen uyuşturucu maddelerin ispat vasıtası olarak hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık … müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.
2. Suçun Sanıklar Tarafından İşlenmediğine Yönelik
Cezaevi idaresince yapılan disiplin soruşturmasına dair belgeler, ATK raporu, kriminal rapor, ele geçen uyuşturucu maddelerin şekli, sanıkların izne çıktıklarını belirttikleri tarihler ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafiinin ve sanıklar … ve …’ın suçun sübut bulmadığına ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.12.2018 tarihli ve 2018/1151 Esas, 2018/1897 Karar sayılı kararında sanıklar … ve … ve sanık … müdafiince ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2023 tarihinde karar verildi.