Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1547 E. 2023/2017 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1547
KARAR NO : 2023/2017
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İftira, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Emet Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hakaret, görevi yaptırmamak için direnme ve iftira suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2. Emet Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; 267 nci maddesinin

birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın hastanede eline pansuman yaptırmak için bulunduğu sırada, sinirlenerek taşkınlık çıkardığı için olay yerine gelen polis memurlarından olan katılanın yapmak istediği kaba üst aramasına engel olmak amacıyla “sen kimsin de benim üstümü arıyorsun lan, sıkıyorsa gel ara, benim üstümü kimse arayamaz” diyerek boğazını sıktığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı ve katılanın da sanığın kırık olan parmağına zarar verdiği ayrıca telefonunu kırdığı iddiasına ilişkindir.
2. Dosya kapsamında, sanık ve katılan hakkında alınan adli raporlar, soruşturma aşamasında bilgi veren sıfatıyla B.K.’nın beyanı ile kovuşturma aşmasında tanık sıfatıyla dinlenen E.K.’nin, M.S.’nin beyanları, olay, yakalama ve üst arama tutanağı mevcuttur.
3. Katılan hakkında mala zarar verme ve yaralama suçlarından ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında İftira Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın, hastaneden taşkınlık çıkardığı için olay yerine gelen polis memuru olan katılanın, kendisini yaraladığını ve telefonuna zarar verdiğini iddia etmesi karşısında, dosya kapsamında yer alan adli rapordan, dinlenen tanık beyanlarından ve tüm dava dosyasındaki delillerden, sanığın iddiasının gerçeği yansıtmadığı anlaşılmakla, mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır .
B. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Tüm dosya kapsamından, sanığın, hastanede eline pansuman yaptırmak için bulunduğu sırada, sinirlenerek taşkınlık çıkardığı için olay yerine gelen polis memurlarından olan katılanın yapmak istediği kaba üst aramasına engel olmak amacıyla “sen kimsin de benim üstümü arıyorsun lan, sıkıyorsa gel ara, benim üstümü kimse arayamaz” diyerek boğazını sıkması ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralaması şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Kabule göre ise, temel cezaların belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ölçütler nazara alınmak ve aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önemi, meydana gelen zararın ağırlığı göz önünde bulundurularak sanık hakkında alt ve üst sınırlar arasında hukuka, vicdana ve hakkaniyete uygun bir ceza belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, görevi yaptırmamak için direnme suçunda temel cezanın tayininde asgari hadden çok fazla uzaklaşılarak hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında İftira Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Emet Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Emet Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.