YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15505
KARAR NO : 2023/3378
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkumiyet kararı kaldırılarak beraat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Çay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2017 tarihli iddianamesi ile iftira suçundan dava açılmıştır.
2. Çay Asliye Ceza Mahkemesi, 06.06.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
3. Bu karara karşı sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, 14.12.2018 tarihli kararı ile ilk derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünü kaldırılarak, atılı suçun yasal usurları itibarıyla oluşmaması nedeniyle 5271 Sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca BERAAT kararı vermiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan, suçun oluştuğunu, sanığın aynı yalanı tekrarlayarak kendisine karşı suç isnadında bulunduğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. … 05.12.2017 günü kolluğa müracaat ederek, komşusu ve akrabası olan …’la bahçede karşılaştıklarını, kendisine karşı hakaret ve tehditte bulunduğunu belirterek şikayetçi olmuştur. Karakolda tanık olarak dinlenilen …, annesi … ile bahçeye çıktıklarında, …’ın annesine yönelik tehdit ve hakarette bulunduğunu beyan etmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme taraflar arasında husumet olduğunu, o saatte başka bir ilde olduğunu kesin nitelikteki delillerle ispatlayan katılana karşı, iftira kastı ile hareket ettiklerini kabulle, her iki sanık hakkında iftira suçundan mahkumiyet kararı vermiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi, sanık …’nın katılan hakkında şikayetçi sıfatının bulunmadığını ve diğer sanığın şikayetine istinaden kollukta tanık olarak ifadesinin alındığını belirterek, şikayetçi sıfatı olmaması nedeniyle, unsurları itibariyle oluşmayan iftira suçundan sanık hakkında beraat kararı vermiştir.
IV. GEREKÇE
1. Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 05.08.2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun’un 15’inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi ve aynı kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrası (a) bendinde yer alan düzenlemeler karşısında; ilk derece mahkemesinden gelen dava dosyasının tekemmül ettiği, başkaca toplanması gereken delil bulunmadığı hallerde bölge adliye mahkemesince duruşma açılmaksızın ‘hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” şeklinde sanığın beraatine, davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasına karar verilebileceğinden tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Sanığın, katılan hakkında bir şikayeti yoktur. Yalan tanıklık suçunun oluşması için ise, failin, tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde tanık sıfatıyla dinlenen bir kimse olması ve gerçeğe aykırı olarak beyanda bulunması gerekir. 5271 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tanık dinleme yetkisi bulunmayan kolluk tarafından düzenlenen bilgi alma tutanağındaki beyanlar nedeniyle, sanık hakkında yalan tanıklık suçu da unsurları itibariyle oluşmayacaktır.
Yukarıda izah edilen nedenlerle, sanık hakkında unsurları itibariyle oluşmayan iftira suçundan yazılı şekilde beraat kararı veren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz itirazları reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çay Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05 2023 tarihinde karar verildi.