YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15806
KARAR NO : 2023/3323
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Pamukova Cumhuriyet Başsavcılığının 07.08.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, Pamukova Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2018 tarihli iddianamesiyle de sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan cezalandırılması talebiyle davalar açılmıştır.
2. Birleştirilerek görülen davalarda Pamukova Asliye Ceza Mahkemesi’ nin 29.03.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 18.12.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine iftira suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’ un 283 üncü maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak iftira suçu yönünden neticeten 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; ilk derece mahkemesince verilen karara karşı Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe istinaf başvurusunda bulunulduğu, istinaf dilekçesinde bahsedilmemiş olsa bile istinaf incelemesi sırasında sanık hakkında iftira suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’ un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken kazanılmış hakları saklı tutularak mahkumiyet kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın alkollü vaziyette araç kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu ve hakkında kolluk görevlileri tarafından işlem yapıldığı sırada kardeşi olan …’nın kimlik bilgilerini vererek kardeşi hakkında evrak düzenlenmesine sebep olduğu, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “… kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “… Seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması gerekmektedir.
2. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı Cumhuriyet savcısı tarafından sanık hakkında aleyhe istinaf başvurusunda bulunulduğundan kazanılmış hakkın oluşmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında kazanılmış hak oluşmadığı halde, aleyhe istinaf olmadığı gerekçesiyle müktesep hak uygulaması yapılarak netice cezanın 3 ay hapis cezası olarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Kabul ve uygulamaya göre;
5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezanın 3 ay hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sanığın sonuç ceza olarak 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçeli karar başlığında suç adının, ”Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine ”İftira” olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 18.12.2019 tarihli ve 2019/2147 Esas, 2019/2670 Karar sayılı sair yönleri incelenmeyen kararın 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde karar verildi.