Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/15950 E. 2023/3891 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15950
KARAR NO : 2023/3891
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ :Köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz
HÜKÜM :Beraat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Maçka Cumhuriyet Başşsavcılığı’nın, 20.09.2018 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Maçka Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/285 Esas, 2019/433 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 3000 TL ve doğrudan verilen 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.12.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek sanığın köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan mahkumiyetine ilişkin bölüm tamamen çıkartılarak yerine; “…Sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş taşınmaza tecavüzde bulunduğundan bahisle kamu davası açıldığı, suça konu yaylanın 06.12.2012 tarihinde yayımlanan 6360 sayılı yasa ile belediye sınırlarına alınmış olduğu, eylemin bu tarihten sonra gerçekleştirilmesi ve yapının kalıcı yapı olmaması karşısında atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından sanığın CMK nun 223/2-a maddesi uyarınca BERAATINA…” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, suçun sabit olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, Maçka İlçesi … Mahallesinde bulunan … Yaylasında 200 metrekare alana kazık çakıp ağaç çit ile çevrelemek suretiyle kaçak sargı sararak tecavüz ettiği iddiasıyla açılan davada; sanığın Maçka ilçesi … Mahallesi … Yaylasında 98,61m2lik yerini sargılayarak tecavüz ettiğinin bilirkişi raporu tespit edilmesi ve sanığın ikrarı ile suçunu işlediği sabit olduğundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Suça konu yerin, eylem tarihinden önce 6360 sayılı yasa ile belediye sınırlarına alınmış olduğu, yasadan önce işlenen fiillerin suç niteliğinin devam ettiği ancak kanunun yürürlüğünden sonra işlenen eylemlerin atılı suça vücut vermeyeceği anlaşıldığından dosya içerisindeki tutanağa göre eylemin 29.05.2018 günü tespit edilmesi karşısında; Kanun’un yürürlük tarihinden sonra suçun işlendiği kabul edilerek köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan mahkumiyetine ilişkin bölüm tamamen çıkartılarak yerine ”…sanığın atılı suçtan beraatine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine…” karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.6360 sayılı Kanun’un 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesi ikinci fıkrasında düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz suçunun unsurlarında bir değişiklik yapılmaması karşısında, sanığın soruşturma aşamasındaki ifadesinde, 2003 yılından beri köylünün ortak kullanımında meraya tecavüz ettiğini beyan etmesi, keşif, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından atılı suçtan mahkumiyeti yerine beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Yukarıda açıklanan bozma sebebine göre;
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “… kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “… seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında aynı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Hazine vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2020/1140 Esas ve 2021/2248 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 30.05.2023 tarihinde karar verildi.