YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15991
KARAR NO : 2023/8112
KARAR TARİHİ : 26.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2715 E., 2018/2242 K.
SUÇ :Köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiyle sanığın beraatine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Şiran Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2018 tarihli iddianamesi ile köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Şiran Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.11.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafisinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek sanığın köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan mahkumiyetine ilişkin kararın kaldırılmasına ve sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Hazine vekilinin temyiz isteği; suçun sübut bulduğuna, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozularak sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü
1. Sanığın, Gümüşhane İli Şiran İlçesi … Köyünde bulunan kendine ait 1465 ve 1466 sayılı parsellere hayır amaçlı yaptırdığı cami duvarının öteden beri köylünün yaya yolu olarak kullandığı alana 22,5 metrekare tecavüzlü olması nedeniyle atılı suçu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda sanığın sübut bulan köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü
Sanığın tecavüz edildiği iddia olunan köy yolunu sahiplenme kastı olmadığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname yönünden;
Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli, 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ”İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f),(g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ”Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse” şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince dava dosyası üzerinden verilen beraat kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Katılan Hazine vekilinin temyiz istekleri yönünden;
1.Sanığın köy halkına hayır amacıyla resmi kurumlardan izin alarak yaptırdığı cami duvarının dinlenen mahalli bilirkişi beyanları ve bilirkişi raporlarına göre köylünün öteden beri yaya yolu olarak kullandığı alana 22,5 metrekare tecavüzlü olduğunun tespiti karşısında, mahkemece camiye ait onaylı projenin getirtilerek incelenmesi, onaylanan projede cami duvarının bu haliyle yer alıp almadığı hususu belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Açıklanan bozma sebebine göre, Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile ; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan ” … kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış… ” ibaresinin “… seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması gerekmektedir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Hazine vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.11.2018 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.