Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/16229 E. 2023/2388 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16229
KARAR NO : 2023/2388
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Midyat Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.04.2016 tarihli 2016/377 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 297 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Midyat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2018 tarihli ve 2016/560 Esas, 2018/22 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 20.05.2019 tarihli ve 2018/2060 Esas ve 2019/1099 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 297 inci maddesinin birinci fıkrası ve aynı maddenin son bendi, 62 inci maddesi,51 inci maddesi uyarınca1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.)

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine ve suç işlediğine dair somut delil bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Dava konusu olay, olay tarihinde arkadaş ziyareti için Midyat M Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumuna gelen sanığın, nizamiye giriş kapısında yapılan üst araması sonucu montunun dış göğüs cebinde 6136 sayılı Kanun kapsamında taşınması yasak olduğu tespit edilen dört adet mermi bulunduğu ve sanığın bu şekilde yasak eşya kapsamında olan mermiyi ceza evine sokmaya çalıştığı iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın montunun cebinde dört adet fişek tespit edildiğine ve ele geçirilen mermilerin rızaen muhafaza altına alındığına dair tutanaklar dosyada mevcuttur.
3. Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarının 27.12.2016 tarihli raporunda; Ele geçirilen 4 adet 7,65×17 mm çapında MKE ibareli fişeklerin, çap ve tipine uygun silahla atışı sonucu patladığı ancak vahim nitelikte olmadığı tespit edilmiştir.
4. Sanık savunmasında suçlamayı kabul etmemiş, montunu yaklaşık 1 hafta önce halk pazarından ikinci el olarak aldığını ve ceplerini kontrol etmediğini beyan etmiştir.
5.Sanığın suç kastı bulunmadığından bahisle beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın beyanlarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın cezaevinde hükümlü olarak bulunan arkadaşını ziyarete geldiği sırada, yapılan üst aramasında montunun dış cebinde dört adet 7.65×17 mm dolu fişek ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın cebindeki dört adet mermiyi ziyarete geldiği arkadaşına temin edeceğine ilişkin bir delil bulunmadığı ve ceza evi girişinde bu mermilerin kolayca ele geçirileceği düşünüldüğünde, sanığın kastının ceza infaz kurumuna yasak eşya sokmak değil yasak niteliği haiz mermi bulundurmak olduğu, bu itibarla eyleminin 6136 sayılı Yasa’nın 13 üncü maddesinin 4 fıkrasında düzenlenen pek az sayıda mermi bulundurma veya taşıma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Yapılan bu kabule göre de; hüküm tarihinden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12. madde ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 75 inci maddesi uyarınca sanığa yüklenen pek az sayıda mermiyi bulundurma veya taşıma suçunun temas ettiği, 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddenin dördüncü fıkrasında düzenlenen suçun ön ödeme kapsamına alındığı anlaşıldığından, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmuştur.
3. Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’una 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir. Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK’nın geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğundan bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 20.05.2019 tarihli ve 2018/2060 Esas, 2019/1099 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Teblignameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.