Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1669 E. 2023/2006 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1669
KARAR NO : 2023/2006
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10.08.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan 3 kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır.

2. Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarih ve 2015/623 Esas, 2016/367 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A-Sanığın temyiz isteği;
Sanığın temyizi bir nedene dayanmamaktadır.
B-Sanık müdafiinin temyiz isteği;
Eksik ve yetersiz inceleme ile karar verildiğine ve re’sen gözetilecek diğer nedenlere ilişkindir

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın; ”alacaklısı …, borçlusu … ve … olan 16.06.2009 tanzim ve 15.01.2010 ödeme tarihli 50.000,00 TL değerinde düzenlenen bonoda borçlu kısmının altındaki yazı, rakam ve imzaların kendisine ait olmadığını, senedin katılanlar ve şikayetçi tarafından sahte olarak düzenlediğini ve hakkında icra takibi yapıldığını ileri sürerek, resmi mercie suç ihbarında bulunmak suretiyle iftira suçunu işlediğine ilişkindir.
2. Katılan … soruşturma aşamasında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla şüpheli sıfatıyla alınan beyanında;sanık ve şikayetçi …’ın katılan …’ın taşeronluğunu yaptıklarını, kendisine ait ofiste de geçici olarak kaldıklarını, katılan …’e şikayetçi … tarafından 3 adet senet verildiğini, şikayetçi … tarafından iş tamamlanmadığından katılan …’in kendisinden para alıp yarım kalan işi bitirdiğini, katılan …’in kendisinden aldığı borca karşılık senetleri kendisine vermesi üzerine icraya koyduğunu, imzaların sahte olmadığını ve sanığa ait olduğunu belirtmiştir.
3. Katılan … soruşturma aşamasında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla şüpheli sıfatıyla alınan beyanında; Bilkar İnşaat isimli yerde müdür olarak görev yaptığını, olay tarihinden önce bir başka inşaattan iş alarak taşeron firma olarak şikayetçi …’a bu işi yapması için verdiğini, karşılığında da 3 adet 50.000,00 TL’lik senetler düzenlendiklerini, ilerleyen zamanda da şikayetçi …’in işleri yarım bırakarak gittiğini, kendisinin de katılan …’den borç alarak inşaat işini tamamladığını, karşılığında da katılan …’ya 1 adet senet verdiğini, katılan …’nın da senedi işleme koyup icra takibi başlattığını, senedin sanık tarafından düzenlenip kendisine verildiğini belirtmiştir.
4. Soruşturma aşamasında fizik incelemeler ve kriminalistik bilim uzmanınca düzenlenen 06.08.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre;suça konu senet üzerinde ”Fikret Kilinçer” adına atılı bulunan imzaların sanığa ait mukayese imzalarla yapılan incelemesinde sanık …’in eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
5. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/148129 soruşturma nolu dosyasında; şikayetçi ve katılanlar hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından yapılan soruşturma sonucunda; katılanların suçlamaları kabul etmediği, 06.08.2015 tarihli bilirkişi raporu da dikkate alındığında atılı suçların unsurları itibariyle oluşmadığı, ihtilafın hukuki mahiyet arzettiği gerekçesiyle 06.08.2015 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.

6. Sanık savunmasında; senette yer alan imza ve rakamların kendisine ait olmadığını, bilirkişi raporundaki tespiti kabul etmediğini belirterek suçlamayı kabul etmemiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık ve Sanık Müdafiinin Temyiz İtirazları Yönünden;
1. Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre;katılan … tarafından sanık hakkında Ankara 10. İcra Müdürlüğü’nün 2012/13067 Esas sayılı dosyasında icra takibine konu edilen senedin katılanlar ve şikayetçi tarafından sahte olarak düzenlendiği iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı suç ihbarı üzerine katılanlar ve şikayetçi hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından soruşturma başlatıldığı ve yapılan soruşturma sonucunda suça konu senette ”Fikret Kilinçer” adına atılı bulunan imzaların sanığın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığına ilişkin 06.08.2015 tarihli bilirkişi raporu da dikkate alındığında atılı suçların unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle 06.08.2015 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve sanık hakkında iftira suçundan dava açıldığı anlaşılan somut olayda;sanığın eyleminin işlemediklerini bildiği halde, haklarında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak için katılanlar ve şikayetçiye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi şeklinde gerçekleştiği, bu itibarla somut olayda iftira suçunun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla; mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiş ve sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları reddedilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafiinin diğer temyiz itirazları reddedilmiş ve hükmün onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarih ve 2015/623 Esas, 2016/367 Karar sayılı kararında sanığın temyiz talebi ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.