YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16710
KARAR NO : 2023/2317
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gökçebey Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17.01.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Gökçebey Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f)
bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Gökçebey Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2017 tarihli kararı ile ilgili … vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak, 07.11.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik … vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu kabul edilip hüküm 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın eyleminin cinsel istismar eylemi ile sınırlı sürede olduğuna, bu sebeple kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmadığına, suç kastının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan … vekilinin temyiz isteği, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, üst sınırdan hüküm kurulması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay, suç tarihinde 15 yaşından küçük olup atılı suç bakımından rızasına itibar edilmeyen mağdur …’nun olay günü okuldan arkadaşları … ve … ile birlikte gezerken arkadaşlarının mağdura 25 yaşlarında bir erkeğin kendisinden hoşlandığını ve onun evine gideceklerini söyledikleri ve sonrasında sanığın evine gittikleri, evde sanık, mağdur … mağdurun arkadaşları birlikte otururken, sanığın mağdur … arkadaşlarına bir miktar para verdiği, mağdur … arkadaşlarının bu para ile elbise almak için sanığın evinin altında bulunan mağazaya gidip, kıyafet alıp denemek için tekrar sanığın evine geldikleri, mağdur aldığı elbiseyi ayrı bir odada yanında arkadaşları da olduğu halde denerken sanığın birden odaya girdiği, mağdurun arkadaşlarının ise odadan çıktıkları, sonrasında mağdura sanık tarafından, yargılaması 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/279 Esas, 2016/90 Karar sayılı dava dosyasında yapılan eylemleri ile, cinsel istismarda bulunulduğu, mağdur … arkadaşlarının cinsel istismar eyleminden sonra sanığın evinden ayrıldıkları, bu suretle sanığın, 15 yaşından küçük olup rızasına itibar edilmeyen mağduru, mağdurun arkadaşları vasıtasıyla evine getirtip, bir süre alıkoyarak atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İlk derece mahkemesince sanığın mağdura karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu cebir, tehdit ve hile kullanmak suretiyle işlediği kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
2. Mağdurun arkadaşları … ve … hakkında, mağduru sanığın evine götürmeleri nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Gökçebey Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/357 Esas, 2016/129 Karar sayılı dava dosyasında görülen davada ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, bu kararın Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 09.03.2021 tarihli ve 2020/13541 Esas, 2021/3607 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. Sanık hakkında, mağdur kıyafetini denerken odaya girerek mağdura yönelik cinsel istismarda bulunması eylemi nedeniyle cinsel istismar suçundan …’nin 16.03.2016 tarih, 2015/279 Esas, 2016/90 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, bu kararın Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin 19.12.2016 tarihli ve 2016/11205 Esas, 2016/8611 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet kararlarının, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı belirtilerek mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafiinin temyiz talepleri yönünden:
Olayın intikal şekli ve zamanına, mağdurun aşamalardaki beyanlarına, mağdurun arkadaşları … ve …’nun sanık hakkında cinsel istismar suçundan başlatılan soruşturmada, soruşturma aşamasında verdikleri ve birbiri ile uyumlu ve ayrıntılı beyanlarına, sanık savunmalarına, oluşa ve incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin sanığın eyleminin cinsel istismar eylemi ile sınırlı sürede olduğuna, bu sebeple kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmadığına, suç kastının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Katılan … vekilinin temyiz talepleri yönünden:
Olayın intikal şekli ve zamanına, mağdurun arkadaşları … ve …’nun sanık hakkında cinsel istismar suçundan başlatılan soruşturmada, soruşturma aşamasında verdikleri ve birbiri ile uyumlu ve ayrıntılı beyanlarına, mağdurun inceleme konusu dosyada ve cinsel istismar dosyasında alınan ve birbiri ile uyumlu beyanlarına, 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/279 Esas, 2016/90 Karar sayılı dava dosyası içeriğine, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre, haklarında aynı olay nedeniyle dava açılıp, atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından cezai ehliyetleri bulunmaması sebebiyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilen mağdurun arkadaşları … ve …’nun, mağdurun evine geleceğinden kendilerinin söylemesi nedeniyle haberi olan ve olay tarihinde 53 yaşında olan sanığı mağdura 25 yaşında olarak tanıtıp, ondan hoşlandığını söyleyerek hile kullanmak suretiyle mağduru ikna ederek sanığın evine götürdükleri anlaşılmakla, … ve … ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri ve beşinci fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, mağdurun cebir, tehdit veya hile kullanılmaksızın hürriyetinin kısıtlandığı kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde ikinci bendinde açıklanan nedenlerle katılan … vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 07.11.2018 tarihli ve 2018/660 Esas, 2018/1940 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde karar verildi.