YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16711
KARAR NO : 2023/3050
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜMLER :Beraat
1. Katılan … Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.03.2019 tarihli ve 2019/64 Esas, 2019/175 Karar sayılı kararının katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
08.03.2019 tarihinde katılan kurum vekiline tebliğ edilen hükme karşı katılan kurum vekilinin 10.04.2019 tarihinde sunduğu temyiz dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 15 günlük kanunî temyiz süresi geçtikten sonra sunduğu temyiz dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, katılan kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddi gerekmiştir.
2. Katılan … vekilinin temyiz istemi ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 07.02.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başka suçlarla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 07.03.2019 tarihli ve 2019/64 Esas, 2019/175 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz isteği; basit yaralama ve hürriyeti tahdit suçlarından beraat kararı verilmesinin mağdurla birlikte toplumu da menfi yönden etkileyeceğine, mahkemelerin cezaların caydırıcılık ilkesinin korunduğu kararlar vermesi gerektiğine, sair nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan … vekilinin temyiz isteği; sanığın atılı suçları işlediğine, mahkumiyete yeterli delil bulunduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin doğru olmadığına, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın olay tarihinde resmi nikahlı eşi olan katılan …’un evden çıkmasına, yakınlarının yanına gitmesine engel olmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği ve katılanı tekme ve yumrukla darp ederek yaralama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 04.11.2017 tarihli olay tutanağında aile içi kavga ihbarını alan görevlilerin belirtilen adrese giderek işlem yaptıkları belirtilmiştir.
3. Konya Numune Hastanesi’nin 04.11.2017 tarihli adli raporu dosyada mevcuttur.
4. Tanıklar E.M., İ.G., M.S., H.Ç., N.Ç., S.K. beyanları dosyada mevduttur.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay ve olgularda belirtilen hususlara göre sanık …’ın resmi nikahlı eşi olan katılanın üzerine kapıyı kilitleyip yakınlarının yanına gitmesine mani olmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği, basit kasten yaralama suçunun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun nitelikli halinin unsuru olduğu bu nedenle eylemin bir bütün halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemede eylemin oluş şekli ve özellikleri değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine dair katılan …’un beyanları dışında somut, her türlü şüpheden arınmış delil elde edilemediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanığın mahkûmiyetine dair kararının kaldırılarak sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve kasten yaralama suçundan beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan … Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz istekleri yönünden yapılan incelemede,
Katılan Bakanlık vekilinin 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 15 günlük kanunî temyiz süresi geçtikten sonra 10.04.2019 tarihinde sunduğu temyiz dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan … vekilinin temyiz istekleri yönünden yapılan incelemede,
Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ”İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde “hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ”Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse” şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince dosya üzerinden verilen beraat kararında usul ve yasaya aykırılık olmadığından Tebliğnamenin bu yöndeki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun, kişinin hareket özgürlüğüne yönelik olup bir yerde kalmaya ya da gitmeye yönelik iradeye engel olma şeklinde gerçekleşmesi gerektiği, dosya kapsamı, sanığın aşamalardaki savunmaları, olayın kolluğa intikal şekli, katılan beyanları, tanık anlatımları, kolluk görevlileri tarafından düzenlenen tutanaklar, katılana ait adli raporlar, WhatsApp yazışma çıktıları ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde katılanın evde zorla tutulduğuna, sanık tarafından hürriyetinin kısıtlandığı ve darp edildiğine dair katılanın soyut beyanı dışında delil bulunmadığı anlaşılmakla toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan beraat hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığından, katılan … vekilinin, sanığın atılı suçları işlediğine, mahkumiyete yeterli delil bulunduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin doğru olmadığına yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
1. Katılan Bakanlık vekilinin 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 15 günlük kanunî temyiz süresi geçtikten sonra 10.04.2019 tarihinde sunduğu temyiz dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.03.2019 tarihli ve 2019/64 Esas, 2019/175 Karar sayılı kararında katılan … vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.