Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1673 E. 2023/1867 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1673
KARAR NO : 2023/1867
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca iftira suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2. İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; sübuta, suç kastının bulunmadığına, eksik araştırmaya ve saire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, mağdurun alkollü araç kullanırken iki kez yakalandığını, yakalandığı sırada kimlik bilgilerini … olarak verdiğini, bu nedenle sürücü belgesinin geri alınmasına ve ceza uygulanmasına yol açtığını beyan ederek mağdurun resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediğine yönelik resmi ve yetkili mercie suç ihbarında bulunmak suretiyle iftira suçunu işlediğini iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 07.04.2016 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.

3. Mağdur 16.03.2016 tarihli kolluk beyanında; ….sanığın 5-6 ay önce telefondan arayarak TC kimlik numaramı istedi, ayrıca sanık, ”sürücü belgemi kaptırdım, sürücü belgemi geri almak için daha önceki cezaları senin yaptığını söyleyeceğim ve böylece cezaları iptal ettireceğim” dedi, şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Sanık mahkemedeki savunmasında; suçlamayı kabul etmiştir.
5. Soruşturma konusu olan trafik ceza tutanağının 07.04.2014 tarihli yönetmelik değişikliği yazısına istinaden beş yıllık arşivleme süresinin tamamlandığından imha edildiğinin belirlendiği bildirilmiştir.
6. Grafoloji ve sahtecilik uzmanı tarafından düzenlenen 17.06.2016 tarihli bilirkişi raporunda; 27.03.2010 tarihinde düzenlenen trafik suç tutanağı fotokopisi ve 12.07.2009 tarihli tutanak fotokopisi, tebliğ tebellüğ belgesi fotokopisi ve sürücü belgesi geri alma tutanağı fotokopisindeki … adına atılı bulanan imzaların, mevcut mukayese imzalarına atfen … eli ürünü olmayıp, … eli ürünü oldukları kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Bu itibarla; sanığın yukarıda açıklanan şekilde suçsuz olduğunu bildiği katılana hukuka aykırı bir fiil isnat ederek soruşturma başlatılmasına sebep olduğu mağdurun anlatımı, bilirkişi raporu ve dosyadaki olgular ile anlaşılmakla; mahkemenin sübuta ve suç niteliğine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin sübuta, suç kastının bulunmadığına, eksik araştırmaya ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiş ve hükümde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz itirazı ve dikkate alınan sair hususlar yönünden

herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz itirazın reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2023 tarihinde karar verildi.