Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/16765 E. 2023/3171 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16765
KARAR NO : 2023/3171
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Yalan tanıklık
HÜKÜM : Beraat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında yalan tanıklık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2. Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 12.02.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu kabul edilip, duruşma açılarak hüküm kaldırılmış ve “sanığın üzerine atılı suçu işleme kastıyla hareket ettiğine dair cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, yeterli, inandırıcı delil ve emareninin elde edilememesi, dolayısıyla atılı suçun yasal unsurlarının olayda oluşmaması” gerekçesiyle, yalan tanıklık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine, yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği, suç sabit olduğuna ve hüküm verilmeden beyanından dönen sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın, temyiz dışı sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yürütülen soruşturmada, 24.04.2019 tarihinde Cumhuriyet Savcısının huzurunda verdiği tanık ifadesinde, yalan beyanda bulunduğu ve yalan tanıklık nedeniyle yapılan sorgusunda, gerçeğe döndüğüne ilişkindir.
2. 03.02.2019 tarihli fiziki takip tutanağı ve aynı tarihli olay, yakalama, üst arama, rızaen teslim ve muhafaza altına alma tutanağına göre, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbiri kapsamında, … ile sanığın buluşma içerikli görüşmeleri nedeniyle, uyuşturucu madde alışverişi olacağına dair şüphesi ile yapılan fiziki takipte, sanığın, …’ün ikametinin önünde 5 dakika görüştükten sonra ayrıldığı, hemen akabinde durdurulan sanığın, üzerinde … Neogaba 300 mg kapsül ibareleri bulunan 14 adet hapı emniyet görevlilerine teslim ettiği tespit olunmuştur.
3. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 19.02.2019 tarihli, KİM-19-05443 sayılı raporunda, ele geçen maddelerin, 2313 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmeyen, kontrole tabi ve reçete ile satılan Pregabalin etken maddesi içerdiği bildirilmiştir.
4. … hakkında yürütülen Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/15512 sayılı soruşturmasında yer alan ilgili evrak, sanığın … ile görüşmesi öncesine ve yakalama sonrasına ilişkin tape kayıtları dosyada mevcuttur. 03.02.2019 tarihli tape kaydında, sanığın, …’ten, ” O İstanbulla aynı mı viski mi abi geçen verdiğimiz viski” diyerek şifreli soru sorduğu, aynı tarihli diğer kayıtta, “… senden iş aldık. Evin önünden yatırdılar… Bırak abi takiptesin…” şeklinde konuşmaların olduğu görülmüştür.”
5. Sanığın 03.02.2019 tarihinde kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, satın almak veya bulundurmak suçundan şüpheli sıfatıyla müdafili ifadesinde, suça konu hapları, yakalama öncesinde …’ün evine giderek, para vermeden aldığını beyan etmiştir.
6. Sanığın Cumhuriyet Başsavcılığındaki 24.04.2019 tarihli tanık ifadesinde, yalan tanıklık suçundan verdiği kolluk ve Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadelerinde, ele geçen hapları …’ten almadığını, otogarda tanımadığı bir kimseden aldığını, korktuğu için öyle söylediğini beyan etmiştir. Ancak yalan tanıklık suçu kapsamında, tutuklamaya sevki sonrasındaki 24.04.2019 tarihli sorgusunda, ilk beyanının doğru olduğunu ve hapları …’ten aldığını, …’ten korktuğu için onun ismini vermekten vazgeçtiğini beyan etmiştir.
7. Sanık savunmasında, …’ten korktuğu için yalan söylediğini beyan ederek suçlamayı dolaylı olarak ikrar etmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü
Ele geçen uyuşturucu maddeleri, gerçeğe aykırı olarak, …’den yerine otogarda tanımadığı bir şahıstan temin ettiğine dair 24.04.2019 tarihli ifadesi nedeniyle, sanığın yalan tanıklık suçunun sabit olduğu kabul edilerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanığın istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın aşamalardaki hangi beyanına itibar edilmesi gerektiğine mahkemesince karar verileceği ve sanığın …’den korkarak beyanını değiştirmesi nedenleriyle, sanığın atılı suçu işleme kastıyla hareket ettiğine dair savunmasının aksine mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı ve suçun unsurlarının oluşmadığı kabul edilerek, beraatine ve yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Olaylar olgular bölümünde belirtilen tespitler, sanık savunması ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yürütülen soruşturma kapsamında, fiziki takip ve iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbirinin uygulanması sırasında, sanığın, 03.02.2019 tarihinde, …’den, 2313 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmeyen, ancak kontrole tabi ve reçete ile satılan hapları alması nedeniyle, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi uyarınca, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan şüpheli sıfatıyla soruşturma yapıldığı tespit olunmuştur.
2. Sanığın aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan ve kendisinin hukuki durumunu etkileyebilecek nitelikte olan, … hakkında yukarıda bahsedilen soruşturmada, gerçeğe aykırı beyanda bulunması şeklinde gerçekleşen olayda, şüpheli sıfatının bulunması ve kendisini suçlayan beyanda bulunmaya zorlanamayacağı gibi, doğruyu söyleme mecburiyetinin bulunmaması hususları da dikkate alındığında, eyleminin savunma hakkı kapsamında bulunduğundan ve yalan tanıklık suçunun unsurlarının oluşmayacağından kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 12.02.2020 tarihli hükmünde Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Düzce 5.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.