YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1687
KARAR NO : 2023/724
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/53 E., 2016/318 K.
SUÇ : Yalan tanıklık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın yalan tanıklık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 22.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında yalan tanıklık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; suçun sübutuna, tanığın beyanına itibar edilmemesi gerektiğine, yeterli delil bulunmadığına, eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İncelemeye konu olay; … … isimli şahsın yol uygulaması kontrol noktasında kolluk görevlilerinin … ihtarına uymaması, kolluk görevlilerine direnmesi, sanığın kolluk görevlilerince alınan beyanında araç içinde bulunmamasına rağmen, aracı kendisinin kullandığını savunması, … … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan açılan … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14.02.2013 tarihli, 2013/504 Esas, 2014/58 Karar sayılı dosyasında da, sanığın tanık olarak alınan beyanında aracı kendisinin kullandığını belirtmesi ve mahkemece hükümle birlikte, sanık hakkında yalan tanıklık suçundan suç duyurusunda bulunulması, iddiasına ilişkindir.
2. 23.08.2013 tarihli tutanak içeriğinde, sanığın araç içinde olmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yalan tanıklık suçunda failin, tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde tanık sıfatıyla dinlenen bir kimse olması ve gerçeğe aykırı olarak beyanda bulunması gerekir. Sanığın 26.08.2013 tarihli kollukta alınan beyanında yalan tanıklık yaptığı iddiası ile dava açılmış ise de; 5271 sayılı Kanun 43 üncü maddesinin beşinci fıkrası hükmü gereğince, tanık dinleme yetkisi bulunmayan kolluk tarafından düzenlenen bilgi alma tutanağındaki beyanlar nedeniyle yalan tanıklık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilmeden, sanığın beraaati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2. Dava dosyası kapsamına göre, … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14.02.2013 tarihli, 2013/504 Esas, 2014/58 karar sayılı dosyasında, davanın konusunun fail … …’ın kolluk ekibine görevlerini yaptırmamak için direnme olduğu ve … …’ın atılı suçu işlediğinden bahisle mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip, kararın kesinleştiği gözetildiğinde; sanığın, “aracı kullandığına” dair beyanının görülmekte olan davanın esasına etkili nitelikte olmaması nedeniyle, yalan tanıklık suçunun oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de; gerekçeli karar başlığında olay tarihinin 10.12.2013 yerine 23.08.2014 yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 22.03.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2023 tarihinde karar verildi.