YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1694
KARAR NO : 2023/1070
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2014 tarihli iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 268 … maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında yaralama suçundan doğrudan 500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması isteminin reddine; iftira suçundan ise; 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın kasten yaralama suçundan yapılan soruşturmada kendisini mağdur …’nin kimlik bilgileri ile tanıtması suretiyle başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan yapılan yargılama neticesinde doğrudan 500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. 19.07.2012 tarihli olay tutanağının ve şüpheli ifade alma tutanağının incelenmesinde; sanık …’nin tutanak ve ifadeyi mağdur …’nin isim bilgisi ile imzaladığı anlaşılmaktadır.
4. Sanığın kardeşi olan mağdur …’nin isim bilgisini kullandığının anlaşılması nedeniyle … hakkında 25.03.2014 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
5. Mahkemesince sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 … ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 … ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddenin (d) bendinde yer … “… kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “… seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında suç adının “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine “İftira” olarak yazılması,
3. Sanığın 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilirken, hüküm fıkrasında … cezaya atıf yapan 5237 sayılı Kanun’un 268 … maddesinin birinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,
4. Sanığın, … kimlik bilgilerinin parmak izi incelemesiyle tespit edildikten sonra iftiradan döndüğü gözetilmeden, koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 269 uncu maddesinde belirtilen etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak eksik ceza tayini,
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarih ve 2014/203 Esas, 2016/284 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 … ve 326 ncı maddesinin son fıkrası (4 numaralı bozma nedeni yönünden kazanılmış hakkı saklı tutulmak üzere) gereğince, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde karar verildi.