Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1700 E. 2023/475 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1700
KARAR NO : 2023/475
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında suçluyu kayırma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 283 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Kuşadası Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında suçluyu kayırma suçundan suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suçu oluşturduğuna, mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, hakkında yakalama kararı bulunan arkadaşı M.A.’nın kullanımındaki araçta bulundukları sırada, durumundan şüphe üzerine görevlilerce durdurulmak istendiğinde durmayarak yola devam ettikleri, görevlilerin takibi üzerine M.A’nın zeytinlik alana girdikten sonra araçtan inerek kaçtığı, aracın görevlilerce yakalanarak sanık hakkında işlem yapıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Kolluk görevlilerince düzenlenen 04.07.2015 tarihli tutanakta, durumundan şüphe üzerine içerisinde iki şahsın bulunduğu 35 VR 001 plakalı araç durdurulmak istendiğinde durmayarak yola devam ettiği, takip sonucunda sanığın zeytinlik alanda aracın sürücü koltuğunda olduğunun görüldüğü, yanındaki şahsın nerede olduğu sorulduğunda araç sahibi olan M.A. olduğunu ve hakkında yakalama kararı bulunduğu için ormanlık alana doğru kaçtığını beyan ettiği belirtilmiştir.
3. Sanık aşamalarda özetle, aracı kullanan M.A. hakkında yakalama kararı olduğu için kaçtığını, daha sonra kendisinin şoför koltuğuna geçip aracı kenara aldığını ve görevlilerce yakalandığını,
4. Yeminli tanık M.A. özetle, aracı kendisinin kullandığını, hakkında yakalama kararı olduğu için kaçtığını,
5. Tutanak mümziilerinden yeminli tanık A.T. özetle, … ihtarına uymayarak kaçan araç olduğu anonsu üzerine bulundukları yolun karşısından geçen aracı takip ettiklerini, araçta iki şahıs olduğunu, takip sonrasında sanığın bulunduğu araçtaki diğer şahsın kaçmış olduğunu, üzerinden zaman geçtiği için tam olarak hatırlayamadığını ve tutanak içeriğinin doğru olduğunu,
6. Tutanak mümziilerinden yeminli tanık M.B.K., … ihtarına uymayarak kaçan araç olduğu anonsu üzerine, bulundukları yolun karşısından geçen aracı takip ettiklerini, araçta iki şahıs olduğunu, takip sonrasında sanığın bulunduğu araçtaki diğer şahsın kaçmış olduğunu, ancak araç önlerinden geçtiği sırada aracı kullananın sanık olmadığını beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un suçluyu kayırma başlıklı 283 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası;
“Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse 6 … 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Kolluk görevlilerince düzenlenen 04.07.2015 tarihli tutanak, sanığın aşamalarda aracı M.A.’nın kullandığına dair ifadesi, tanıklar M.A. ve M.B.K.’nın aracı sanığın kullanmadığına dair anlatımları ve tanık A.T.’nin tutanak içeriğinin doğru olduğuna dair beyanı ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, hakkında yakalama kararı olan arkadaşı M.A.’nın, sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde bulundukları sırada, durumundan şüphe üzerine görevlilerce yapılan … ihtarına uymayarak yola devam ettiği, görevlilerin takibi üzerine zeytinlik alanda yakalanan araçta M.A.’nın olmadığı, ancak sanığın araçta olduğu anlaşılmakla, sanığın, arkadaşı M.A’nın yönetimindeki araçla görevlilerden kaçmasına yönelik bir eyleminin bulunmadığına ilişkin Mahkeme kabulü karşısında, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının suçun unsurlarının oluştuğuna ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2023 tarihinde karar verildi.