YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17020
KARAR NO : 2023/2685
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Yalan tanıklık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun kabulüyle, hükümlerin kaldırılarak sanıkların beraatine
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çine Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2016 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında yalan tanıklık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Çine Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında yalan tanıklık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükümler kaldırılarak, sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz istemi,
1. Beraat kararlarının dosya kapsamına uymadığına,
2. Sanıkların yalan tanıklık suçunu işlediklerine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre,
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Dava konusu olay; sanıkların, tanık olarak beyanlarına başvurulduğu ve katılanın mağdur olarak taraf bulunduğu başkaca bir yargılama sırasında, mahkeme huzurunda olayı gerçeğe aykırı olarak anlatmak suretiyle yalan tanıklık suçunu işlediklerine ilişkindir.
2. Katılanın, kasten öldürme suçunun mağduru olarak taraf bulunduğu yargılamaya ilişkin evrak suretleri dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, katılan vekilince yapılan istinaf başvurusu kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri kaldırılıp, sanıkların beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
1. Yalan tanıklık suçunun oluşabilmesi için, mahkeme huzurunda ya da yemin ettirilerek tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın aşamalardaki beyanları arasında A.O. isimli şahsın aracının, katılanın hastaneye götürülmesini engelleyecek şekilde yolu kapatıp kapatmadığı hususunda çelişki olduğu iddia edilmiştir. Sanığın yargılama sırasında yalan beyanda bulunma kastı olmadığını, olayı olduğu gibi anlattığını savunması, sanığın savunmalarının özü itibariyle tutarlı bulunması karşısında, ifadesinin yalan tanıklık suçuna vücut vermeyeceği ve bu nedenle suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmamasına yönelik kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 25.11.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık
hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.