YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1717
KARAR NO : 2023/2018
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 269 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Çerkezköy 1.Asliye Ceza Mahkemesinin,13.07.2016 gün ve 2016/335 Esas, 2016/722 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği verilen cezanın aile ve ekonomik yaşantısının kötüleşmesine sebep olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın sevk ve idaresindeki aracıyla maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası gerçekleştirmesi üzerine, sürücü belgesinin bulunmaması nedeniyle araç sürücüsü olarak dosyada temyiz dışı diğer sanık …’ü göstermesine ilişkindir.
2. Sanık tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. 5237 sayılı Kanun’un 270 inci maddesinde tanımlanan ”suç üstlenme” suçunun oluşması için ise failin gerçeğe aykırı olarak suç işlediğini veya suça katıldığını yetkili mercilere bildirmesi gereklidir.
2. Somut olayda, sürücü belgesi olmadığı halde araç kullanmakta iken maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası yapan sanık …’un olay yerine gelen kolluk görevlilerine aracı sanık …’in kullanmakta olduğunu söylediği ve sanık …’in de aracı kendisinin kullandığını kabul ettiği anlaşıldığından, sanığın taksirle yaralama suçunu üstlenmeye azmettirdiği gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek iftira suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. (2) numaralı bozma nedenine göre, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi halinde, suçun üst sınırı gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılanma usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması gerekmektedir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli ve 2016/335 Esas ve 2016/722 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.