Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/17253 E. 2023/3558 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17253
KARAR NO : 2023/3558
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık ve başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
KARAR : Mahkûmiyet (Hükmün açıklanması)

Hükümlü …’nın, hırsızlık suçundan 5 ay hapis ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan (2 defa) 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 1.020,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı suça teşebbüsten 1 yıl 3 ay hapis ve 820,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair kapatılan Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2011 tarihli kararının 28.07.2011 tarihinde kesinleşmesini takiben hükümlünün denetim süresi içerisinde 13.08.2013 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle; hükümlü hakkındaki hükmün açıklanmasına ve hırsızlık suçundan 3.000,00 TL adlî para cezası, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan (2 defa) 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 1.020,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı suça teşebbüsten 1 yıl 3 ay hapis ve 820,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2015 tarihli kararının kesinleşmesini takiben, bu kez Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesince aynı suça ilişkin yapılan ihbar üzerine, dosyanın yeni esasa kaydedilmesi suretiyle tekrar ele alınarak hükümlü hakkındaki hükmün açıklanmasına ve atılı suçlardan tekrar hükmün açıklanmasına dair Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli kararını kapsayan dosyalar temyiz ve istinaf edilmeden kesinleşmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.09.2021 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2021 tarih ve KYB-2021/109581 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2021 tarih ve KYB-2021/109581 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2019 tarihli ve 2019/2 esas, 2019/154 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre,
1. Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2011 tarihli ve 2010/585 Esas, 2011/322 sayılı kararıyla verilen mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, denetim süresi içerisinde Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından suç işlendiği ihbarı yapılmasına üzerine, hükmün açıklanarak Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2015 tarihli ve 2014/128 Esas, 2015/4 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilip kesinleşmesini müteakip, bu sefer Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesince aynı suça ilişkin yapılan ihbar üzerine, açıklanan hükmün yeniden açıklanmasına karar verilmesinde,
2. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında belirlenen 5 ay hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle adlî para cezasına çevrilmesinde,
3. Sanık hakkında hükmedilen 5 ay hapis cezasının paraya çevrilmesi sırasında 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi hükümde uygulama maddesi olarak gösterilmemesinde,
4. Hükmün 1 numaralı bendinde, sanık hakkında verilen 5 ay hapis cezası günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden adlî para cezasına çevrilirken hesap hatası yapılarak sonuç cezanın 3.000,00 Türk lirası yerine 1.020,00 Türk lirası olarak belirlenmesinde ve hükmün 4 numaralı bendinde, sanık hakkında verilen 41 gün adlî para cezası günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden adlî para cezasına çevrilirken hesap hatası yapılarak sonuç cezanın 820,00 Türk lirası yerine 1.020,00 Türk lirası olarak belirlenmesinde,
Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/01/2015 tarihli ve 2014/128 esas, 2015/4 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında belirlenen 5 ay hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uygulanması suretiyle adlî para cezasına çevrilmesi”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A. Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli kararı yönünden yapılan incelemede;
1. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 291 inci maddesinin bir ve ikinci fıkrası uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta; karar tarihinde başka suçtan hükümlü olup yokluğunda verilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun’un 263 ncü maddesine göre hükümlünün bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara karşı istinaf kanun yoluna başvurabileceğinin gösterilmemesi karşısında; kanun yolu başvuru hakkının kullanılmasında hükümlüde yanılgı oluşturulduğundan, inceleme konusu hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmediği anlaşıldığından bu karar yönünden talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2015 tarihli kararı yönünden yapılan incelemede;
1. 5271 sayılı Kanun’un, Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması başlıklı 231 inci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan onbirinci fıkrası birinci cümlesinde; “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.” şeklinde emredici hükme yer verilmişken ikinci cümlesinde; “Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklinde hâkime takdir hakkı tanıyan bir düzenlemeye yer verilmiştir. Somut olayda; hükümlü hakkındaki hükmün açıklanmasının, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi sebebine dayandığı saptandığından, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, açıklanması geri bırakılan hükümdeki cezanın adli para cezasına çevrilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
A. Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2019 tarih ve 2019/2 esas, 2019/154 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
B. Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2015 tarih ve 2014/128 Esas, 2015/4 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede ise;
1. Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2015 tarih ve 2014/128 Esas, 2015/4 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç doğurmamak ve yeniden yargılamayı gerektirmemek üzere;
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.