Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1746 E. 2023/2199 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1746
KARAR NO : 2023/2199
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanıkta suç kastı olmadığına, anayasal bir hak olan şikayet, ihbar ve dilekçe hakkını kullandığına, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, Sosyal Güvenlik Kurumu’na vermiş olduğu 21.04.2014 tarihli dilekçesi ile katılanın engelli olmadığına, maluliyet durumunun gerçeği yansıtmadığına, konunun yeniden incelenmesine dair şikayette bulunarak katılan hakkında idari soruşturma başlatılmasını sağlayarak iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın şikayeti üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından katılana gönderilen 07.07.2014 tarihli yazıda; “sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlandığı için yaşlılık aylığı bağlanan sigortalıların vergi indiriminden yararlanmaya esas sağlık kurulu raporlarında yer alan klinik muayene bulguları, sakatlık bulguları ve teşhislerinin gerçeği yansıtmadığı yönünde herhangi bir ihbar ve şikayet alınması halinde sigortalılar, sakatlık indiriminden yararlanılmasına ilişkin rapor vermeye yetkili kurum hastanelerine sevk edilecek ve durumlarının yeniden tespiti sağlanacak” amir hükmü gereğince sevk işleminin yapıldığı ve yeniden muayene olarak durumunun tespitinin yapılmaması halinde aylığının durdurulacağı bildirilmiştir.
3. Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 18.09.2014 tarihli sağlık kurulu raporunda katılanın engel oranının yüzde 56 olduğu belirtilmiştir.
4. Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 25.09.2014 tarihli sağlık kurulu raporunda katılanın engel oranının yüzde 52 olduğu belirtilmiştir.
5. Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 24.12.2014 tarihli sağlık kurulu raporunda katılanın engel oranının yüzde 54 olduğu belirtilmiştir.
6. Sivas Numune Hastanesinin 27.01.2015 günlü raporunda; katılanın engel oranının yüzde 54 olduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerekmektedir. Aksi halde şikayet ve beyanların, 2709 sayılı T.C. Anayasasının 74 üncü maddesinde yer alan anayasal şikayet ve dilekçe verme hakkı kapsamında kalıp iftira suçu oluşmayacaktır.
Dosya kapsamına göre, sanığın, katılanın fiziki görünüşü ve yürüttüğü faaliyetlere göre engelli statüsünde olamayabileceğini düşünerek, engellilik şartlarının incelenmesi gerektiğini ifade eden ihbar dilekçesi vermesinden ibaret eyleminde, sanığın iddialarının bir kısım vakıalara dayanmış olması ve eyleminin suç işlemediğini bildiği kimselere suç atmak biçiminde olmayıp yasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunması karşısında, sanığın unsurları itibarıyla oluşmayan suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Suç tarihinin, katılan hakkında yapılan ihbar tarihi olan 21.04.2014 tarihi yerine, katılan vekilinin şikayet tarihi olan 12.05.2015 tarihi olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/248 Esas, 2016/749 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.