YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1753
KARAR NO : 2023/1890
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Midyat Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2014 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Midyat Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2016 tarihli ve 2014/166 Esas, 2016/564 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 12 eşit taksit halinde ödenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine ve suç işleme kastının olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık, mağdur ile arasındaki husumetin de etkisiyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı’na hitaben yazdığı 03.02.2014 tarihli dilekçesiyle mağdurun Midyat Kadastro Mahkemesinde memur olarak çalıştığı esnada adil davranması gerekirken, mağdurun, dedelerinden kalan toprağı mahkemeye veren davacılarla çok samimi olduğundan, görevi dışında onlarla fazla görüştüğünden, davalarını takip etmelerine engel olduğundan, usulsüz şeyler yaptığından bahisle şikayetçi olmuştur.
2. Sanığın şikayeti üzerine yürütülen soruşturma sırasında mağdur mübaşir … ve sanık …’ın Midyat Cumhuriyet Başsavcılığınca ifadesi alınmıştır.
3. Mağdur suçlamaları tümden reddetmiş, sanık … ise tarafı olmadığı dosyada kendisine fotokopi verilmediği için kızgınlık yaşadığından bahisle mağdur hakkında asılsız isnatlarda bulunduğunu beyan ederek iftirasından dönmüştür.
4. Soruşturma sonucunda, sanığın iftirasından dönmesi de gözetilerek, mağdur hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş, sanık hakkında ise iftira suçundan dava açılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu itibarla; sanığın yukarıda açıklanan şekilde suçsuz olduğunu bildiği mağdura hukuka aykırı bir fiil isnat ederek soruşturma başlatılmasına sebep olduğu davada; sanığın ikrarı, mağdurun beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın davaya konu fiili gerçekleştirdiği anlaşıldığından, atılı suçu işlemediği ile suç işleme kastının bulunmadığına yönelik temyiz istekleri yerinde görülmemiştir, ancak;
2. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 03.02.2014 yerine 06.02.2015 olarak yazılması,
3. Sanığın, mağdur hakkında soruşturma başladıktan sonra ancak kovuşturma başlamadan önce 18.03.2014 tarihli Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde iftirasından dönmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezasından indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle ilk derece mahkemesinin hükmü hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Midyat Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2016 tarihli ve 2014/166 Esas, 2016/564 Karar sayılı kararma yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2023 tarihinde karar verildi.