YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17532
KARAR NO : 2023/3562
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Beraat
Covid-19 salgını nedeniyle 26 Mart 2020 tarih ve 31080 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7226 sayılı Kanunun geçici madde 1 hükmü uyarınca durmasına karar verilen sürelerin 30.04.2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 29.04.2020 tarihli ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 15.06.2020 tarihine kadar uzatılması sebebiyle, katılan vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Keles Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında iftira suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Keles Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.03.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüyle, sanık hakkında iftira suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği,
1. Sanığın salt müvekkili hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla şikayette bulunduğuna,
2. Sanığın iddialarını somut bir delile dayandıramadığına,
3. İftira suçunun unsurları itibarıyla oluştuğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre,
A. İlk Derece mahkemesinin kabulü
Dava konusu olay; sanığın, olay tarihi itibarıyla Keles İlçe Emniyet amiri olan katılan hakkında, CİMER’e yapmış olduğu başvuru ile asılsız isnatlarda bulunmak suretiyle iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu kabul edilerek yapılan yargılama neticesinde, sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 05.08.2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun’un 15 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi ve aynı kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrası (a) bendinde yer alan düzenlemeler karşısında; ilk derece mahkemesinden gelen dava dosyasının tekemmül ettiği, başkaca toplanması gereken delil bulunmadığı hallerde bölge adliye mahkemesince duruşma açılmaksızın ‘Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” şeklinde sanığın beraatine, davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasına karar verilebileceğinden tebliğnamede bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. İhbara konu iddialar bakımından ”Disiplin cezası verilmesine yer olmadığı” kararı verilmesi sanık açısından iftira suçunun oluşması için yeterli değildir.
Sanığın aşamalardaki savunmalarına, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın eyleminin suç işlemediğini bildiği kimselere suç atma niteliğinde olmayıp, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 74 üncü maddesinde düzenlenen şikayet ve savunma hakkı kapsamında kaldığı yönündeki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, katılan vekilinin sübuta ilişkin temyiz nedenlerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.03.2020 tarihli kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Keles Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde karar verildi.