YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1776
KARAR NO : 2023/2726
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İftira, yalan tanıklık
HÜKÜMLER : Beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Espiye Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık … hakkında iftira ve 272 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık … hakkında yalan tanıklık suçundan dava açılmıştır.
2. Espiye Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/242 Esas, 2016/657 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında iftira suçundan, sanık … hakkında yalan tanıklık suçundan 5271 sayılı
Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı, sanık … hakkında basit yaralama suçundan aynı kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, kamera kayıtları ile sanıkların üzerine atılı yalan tanıklık ve iftira suçlarının sabit olduğu, şikayetten vazgeçme nedeniyle basit yaralama suçundan düşme kararı verilmiş iken sanık lehine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bahisle maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin mahkemece gözetilmeyerek sanık … lehine maktu vekalet ücretine hükmedildiği, hükmün bu açıdan da hukuka aykırı olduğu ve benzerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’in tartıştığı mağdurların kendisini darp ettiğinden bahisle şikayetçi olduğu, tanık olarak da arkadaşı olan diğer sanığı göstermesi üzerine sanık …’un, …’in müştekiler tarafından darp edildiğini, …’i darp ettiğini görmediğini beyan ederek yalan tanıklık suçunu işlediğini beyan ettiği, ancak olay anına ilişkin kamera kayıtlarına göre asıl darp eden kişinin … olduğu anlaşılarak, sanık …’in iftira, sanık …’un ise yalan tanıklık suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur … için alınan 24.11.2015 tarihli saat 15.37’de alınan raporda, burunda şişlik ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.
3. Sanık … için 24.11.2015 tarihli saat 16.14’te alınan raporda, sağ üst göğüs ve kolda 7-8 tane çizik izi, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğu tespit edilmiştir.
4. 26.11.2015 tarihli kamera kaydı inceleme tutanağında, 24.11.2015 günü saat 16.28.02’de üç şahsın konuştuğu esnada kavga çıktığı, yanlarına mavi elbiseli bir şahsın daha geldiği, müdahale etmeden yanlarında durduğu, …’in kafa atarak …’in yüzüne doğru vurduğu, araya giren …’in kavgayı ayırmaya çalıştığı, …’in, …’e yumrukla sırtına ve vücudunun muhtelif yerlerine vurduğu, …’in çekilerek kendini korumaya çalıştığı, …’in …’i eliyle ayırarak uzaklaştırıp kavgayı ayırdığı, bu esnada olayı ayırmaya olay yerine yakın başka bir şahıs daha gelerek …’e tekrar hamle yaptığı esnada araya girerek kavgayı ayırmakta olduğu imza altına alınmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında yalan tanıklık suçundan kurulan hüküm yönünden;
1. Yalan tanıklık suçunda failin, tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde tanık sıfatıyla dinlenen bir kimse olması ve gerçeğe aykırı olarak beyanda bulunması gerekir.Somut olayda sanık anlatımının, kamera kayıtlarındaki görüntüler ile uyumlu olduğu, karşılıklı itişme ile gelişen olayda tarafların tüm hareketlerini belirlemesinin beklenemeyeceği sanığın yalan beyanları nedeniyle mağdurlar aleyhine verilen bir hüküm olmadığı anlaşılmakla mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … hakkında iftira suçundan kurulan hüküm yönünden;
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu itibarla; sanığın önceye dayalı husumet bulunan mağdur … ve mağdur … ile taraf olduğu duruşma bitiminde sokakta karşılaşmaları üzerine aralarında itişme olduğu ve ardından kavgaya dönüştüğü, etraftan gelen vatandaşların müdahalesi tarafların ayrıldığı olayda, olay günü alınan adli muayene raporunda sanığın kolunda ve göğsünde yaralanma izleri tespit edilmesi karşısında anlatımın olay ile uyuştuğu, yaralanma ve mağdur …’in tehdit ettiğinden bahisle sanığın müracaat ettiği olayda, eyleminin, suç işlemediğini bildiği kimselere suç isnadı biçiminde olmayıp, Anayasanın 74. maddesinde düzenlenen anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla, yasal unsurları itibariyle oluşmayan suçtan verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamış, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Sanık … hakkında yalan tanıklık ve sanık … hakkında iftira suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Espiye Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/242 Esas, 2016/657 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.