Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/17784 E. 2023/5107 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17784
KARAR NO : 2023/5107
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2276 E., 2020/1500 K.
SUÇLAR : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun Kılma, Kasten yaralama
HÜKÜMLER :1.Kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile atılı suçtan karar verilmesine yer olmadığına dair karar
2.Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile atılı suçtan sanığın cezası artırılmak sureti ile mahkumiyetine dair karar

İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, katılan kurum vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin, vekalet ücreti ile sınırlı olup reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Sanık hakkında, ilk derece mahkemesince kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından “Yaralama suçunun, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olması” gerekçesi ile verilen karar verilmesine yer olmadığı kararının ise; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 gün 2016/11-38 Esas 2018/113 karar sayılı ilamı doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemelerince ilk derece mahkemeleri tarafından verilen mahkumiyet hükümleri kaldırılarak ”beraat”, ”düşme”, ”ret”, ”ceza verilmesine yer olmadığına” gibi kararların temel hak ve özgürlüklerinden biri olan hak arama özgürlüğüne etki edecek kararlar kapsamında değerlendirildiğinden, tebliğnamede belirtilen düşüncenin aksine temyizi kabil kararlardan olduğu,
Hususları yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2017/15366 Esas sayılı iddianamesi ile sanıkların, kasten yaralama ve cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2017/778 Esas ve 2018/659 Karar sayılı kararı ile sanıkların, kasten yaralama suçundan 1 yıl 6 ay kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3. İlgili kararın sanıklar ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi’nin 15.10.2020 tarihli, 2019/2276 E- 2020/1500 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanıkların istinaf başvurusunun kabulü ile,”Yaralama suçunun, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olması” nedeni ile atılı suç yönünden karar verilmesine yer olmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile, ” Sanıkların eyleminin yaralama suçunun unsur olması dikkate alınarak, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu” gerekçesi ile sanıkların atılı suçtan 4 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aleyhe istinaf olmaması nedeni ile sonuç cezalarının 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … Politikalar Bakanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan ayrıca ceza verilmesi gerektiğine,
2. Katılan bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, mağdurun babası sanık … ile abisi sanık …’ın, mağdurun geceleri eve geç geldiği yönünde duyumlar almaları üzerine, işten çıkan mağduru darp ederek zorla araca bindirdikleri, akabinde eve götürerek üzerine kapıyı kilitledikleri iddialarına ilişkindir.

IV.GEREKÇE
A.Kasten Yaralama Suçuna İlişkin Temyiz Talebi Yönünden;
Dosyadaki olgular itibari ile, mağdurun, kardeşi S.Y. ile birlikte, babası sanık … ve abisi sanık …’dan ayrı bir evde ikamet ettiği, mağdurun gece geç vakitlere kadar gezdiği yönünde duyumlar alan sanıkların, çalıştığı otelden çıkarak evine gelen mağduru yakalayarak zorla araca bindirdikleri, aracın içinde mağduru döverek basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladıkları, daha sonra sanık …’in evine götürerek üzerine kapıyı kilitledikleri, bu şekilde ertesi sabaha kadar tuttukları ve sabah mağduru bıraktıkları sabit olup, sanıkların eyleminin, kül halinde birden fazla kişi ile birlikte, cebir uygulamak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, mağdura yönelik nitelikli olmayan yaralama eyleminin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olup ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin, yaralama suçuna ilişkin kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
B.Katılan Vekilinin Vekalet Ücretine ilişkin Temyiz Talepleri Yönünden;
2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir.
Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir.
5271 sayılı Kanun’un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan … vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Kasten Yaralama Suçuna Ve Vekalet Ücretine İlişkin Olarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talepleri Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi’nin 15.10.2020 tarihli, 2019/2276 E- 2020/1500 Karar sayılı kararında katılan bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2023 tarihinde karar verildi.