Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1793 E. 2023/2210 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1793
KARAR NO : 2023/2210
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca sanık hakkında iftira suçundan dava açılmıştır.
2. Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/519 Esas, 2016/380 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 51 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve erteleme hükümleri uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, tanıklarının dinlenmediği, lehe hükümlerin uygulanmadığı, usul ve yasaya aykırı karar verildiği ve benzerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın ikamet ettiği sitede yönetici olan müştekinin site için yapılan harcamalarda faturaları yüksek göstererek aradaki farkı özel hesabına aktardığı iddiasında bulunduğu, başlatılan soruşturmada mağdur hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, böylece sanığın iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Katılan 17.04.2015 tarihli dilekçe ile … sitesi yönetim kurulunda muhasip üye olduğunu, sanığın kendisinden önceki muhasip üye olduğunu, asılsız, belgesiz, mesnetsiz olarak hakkında hırsızlık, zimmete para geçirme, görevi kötüye kullanma gibi ciddi suçlamalarda bulunduğundan bahisle Cumhuriyet Savcılığına müracaatta bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından katılan hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan tanık beyanları, 29.04.2013 tarihli bilirkişi raporu ve tüm soruşturma evrakı kapsamına göre müsned suçu işlediğine dair yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığı gerekçesiyle 14.05.2013 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
4. Sanık, müştekinin apartman gelirlerini uygunsuz bir şekilde harcadığı için şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm, iftira suçuna dayanak teşkil eden ve sanık tarafından, müşteki … hakkında yapmış olduğu 27.11.2012 tarihli müracaatına ilişkin soruşturma evrakının incelenen dosya içerisinde ve UYAP ortamında da kayıtlı olmadığı anlaşılmakla, anılan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/148656 sayılı soruşturma dosyasının aslının veya onaylı suretinin denetime olanak verecek şekilde getirtilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de, yüklenen suç nedeniyle oluşan maddi bir zarar bulunmaması ve suç tarihinin 6545 sayılı Yasa’nın yürürlük tarihi olan 18.06.2014’ten önce olması da dikkate alındığında engel sabıkası bulunmayan ve hakkında lehe hükümler ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması talebinde bulunan sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmasından önce lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip verilmeyeceğinin tartışılması gerektiğinin gözetilmeden “Olayın oluş şekli, müştekilerin şikayetçi olması, göz önüne alınarak 5560 – 5728 sayılı yasalar ile değişik CMK.nın 231. maddesindeki şartlar oluşmadığından sanık hakkında bu maddenin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,” şeklinde yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka uygun bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/519 Esas, 2016/380 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.