Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/18534 E. 2023/3212 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18534
KARAR NO : 2023/3212
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Beraat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 07.08.2020 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve ve dördüncü fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası adli para cezasına çevrilmek suretiyle 6000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve adli para cezasının taksitler halinde ödenmesine karar verilmiştir.
3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, duruşma açılmaksızın, 15.03.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kaldırılarak sanık hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz istemi, sanığın aşamalarda çelişkili ifadelerde bulunduğuna, sanık ile müşterek çocuklarının ilk derece mahkemesindeki ifadesini sanığın etkisinde kalarak verdiğine, sanığın Anayasal şikayet hakkını kullanmadığına, şikayetinin kötü niyetli olduğuna, aralarında devam eden boşanma davasına delil oluşturmak için, yaşanmamış bir olayı kurgulayarak kendisi hakkında iftira attığına, iftira suçunun unsurlarının oluştuğuna ve sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın, olay tarihinde kocası olan, boşanma aşamasında bulunduğu katılan hakkında müşterek çocukları T’ye cinsel istismarda ve kötü muamelede bulunduğunu, hürriyetini kısıtladığını belirtip Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunarak, işlemediğini bildiği bir fiil ile ilgili soruşturma açılmasını sağlamak suretiyle iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü
1. Katılan hakkında, sanığın şikayetleri üzerine Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından cinsel istismar ve hakaret suçlarından başlatılan soruşturmada, 17.07.2019 tarihinde, mala zarar verme, tehdit, kötü muamele ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 11.02.2020 tarihinde katılan hakkında delil yetersizliği nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık hakkında, katılanın yaptığı suç duyurusu sonrasında iftira suçundan soruşturma başlatıldığı, dava açıldığı ve ilk derece mahkemesince sanık hakkında iftira suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında iftira suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, sanığın Anayasal şikayet hakkını kullandığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Tebliğname yönünden
Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli, 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ”İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ”Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse” şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince dosya üzerinden beraat kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Katılanın temyiz talebi yönünden
Sanık ile katılanın müşterek çocukları T’nin ilk derece mahkemesince 06.11.2020 tarihli celsede tanık olarak, anne ve baba olan sanık ve katılan duruşma salonundan çıkartıldıktan sonra alınan beyanında sanığın katılan hakkındaki iddialarını doğrular nitelikteki ifadelerine, sanığın aşamalardaki savunmalarına, tanık beyanlarına ve yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın eyleminin suç işlemediğini bildiği kimselere suç atma niteliğinde olmayıp, 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın 74 üncü maddesinde düzenlenen şikayet ve dilekçe hakkı kapsamında kaldığı yönündeki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, katılanın sanığın aşamalarda çelişkili ifadelerde bulunduğuna, sanık ile müşterek çocuklarının ilk derece mahkemesindeki ifadesini sanığın etkisinde kalarak verdiğine, sanığın Anayasal şikayet hakkını kullanmadığına, şikayetinin kötü niyetli olduğuna, aralarında devam eden boşanma davasına delil oluşturmak için, yaşanmamış bir olayı kurgulayarak kendisi hakkında iftira attığına, iftira suçunun unsurlarının oluştuğuna ve sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkin temyiz nedenlerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün ikinci bendinde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.03.2021 tarihli ve 2021/262 Esas, 2021/344 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2023 tarihinde karar verildi.