Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/18685 E. 2023/3084 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18685
KARAR NO : 2023/3084
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2016 tarihli iddianamesi sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca dava açılmıştır.
2. Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları ile tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilmiştir.

3. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 27.04.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanması yönünden yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Mahkemece takdiren basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verilmiş ve 06.07.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmün usulsüz olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay, Mersin Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü iken Mersin İnfaz Hakimliğinin 06.11.2015 tarihli kararı ile koşullu salıverilme tarihine kadar kalan cezasını denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilmesine karar verilen sanığın, ceza infaz kurumundan tahliye edildikten sonra 3 günlük yasal süre içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gerekirken müracaatta bulunmadığı, bu nedenle Mersin İnfaz Hakimliğinin 25.11.2015 tarihli kararı ile koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine adresine 2 gün içerisinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olması gerektiğini bildirir çağrı kağıdının 21.12.2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen teslim olmayarak atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Mersin İnfaz Hakimliğinin 25.11.2015 tarihli kararı, sanığın itirazı üzerine Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen itirazın reddine dair 04.12.2015 tarihli kararı ve bu karara ilişkin tebliğ evrakı dosyada mevcuttur.
3. Sanığın yakalama emri üzerine kolluk ekiplerince yakalanarak cezaevine alındığı anlaşılmıştır.
4. Sanık savunmasında korktuğu için teslim olmadığını 17.01.2016 tarihinde kendi evindeyken polislerce yakalandığını belirterek suçlamayı kabul etmiştir.

IV. GEREKÇE
Temyiz süresinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesine göre bir hafta olduğu halde, yerel mahkemece temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilerek yasa yoluna başvuru süresinde sanığın yanıltıldığının anlaşılması karşısında, sanığın 22.09.2021 tarihli temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
1. Toplanan deliller ve dosya kapsamından, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymaması nedeniyle kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verildiği ancak süresinde teslim olmadığı anlaşılmakla; Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli kararında, atılı suçun sübutu ve suç niteliğinin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanığın 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilirken, hüküm fıkrasında temel cezaya atıf yapan 5275 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin (A) fıkrasının sekizinci bendinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüş, ancak bu hususun 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/380 Esas, 2021/392 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci fıkrasındaki “eylemine uyan” ibaresinden sonra gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 105/A-8. maddesinin yollamasıyla” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.