YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1883
KARAR NO : 2023/2423
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyer
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çivril Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2013 tarihli iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2014 tarihli kararıyla sanığın 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 2 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Karar 05.03.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanığın 25.08.2014 tarihinde kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilip kararın kesinleşmesi üzerine dosya yeniden ele alınmış ve hükmün 3 ay 2 gün olarak açıklanmasına karar verilmiştir. Karar Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi sanığın Anayasal şikayet hakkını kullanıp kullanmadığının değerlendirilmesi gerektiğine ve hesap hatası yapıldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1 Dava konusu olay sanığın Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak katılanlar hakkında aslı olmayan cinsel saldırı, şantaj ve tehdit isnatlarında bulunup iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın isnadı nedeniyle katılanlar hakkında nitelikli cinsel saldın ve hürriyeti tahdit suçlarından soruşturma yapılmış ve 07.10.2013 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
3. Sanık … savunmasında; “Benim daha önce vermiş olduğum ifadelerim doğrudur. Olay tarihinde … benim çıplak fotoğraflanmı çekerek bana şantaj yaptı, hakaret ve darpta bulundu. Bu ifademi verdikten sonra … beni tehdit etti ve ifademi değiştirmemi istedi ben de bunun üzerine ifadelerimin doğru olmadığını söyledim. Benim iftira atma gibi bir kastım yoktur. … beni tehdit ettiği için ben ifademi değiştirdim dedi.
4. Mahkemesince sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık … 12.09.2013 tarihinde Çivril Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek …’in kendisine yönelik cinsel saldırıda bulunduğunu, çıplak fotoğraflarını çektiğini, daha sonrada bu fotoğrafları internette yayınlama ve yakınlarına gösterme tehdidi ile kendisinden menfaat temin edildiğini, bu fotoğraflar sebebi ile şahsın devamlı cinsel saldırılarına maruz kaldığını, aynı şekilde …’in arkadaşları olan … ve … isimli birisinin de Ömer’le yaşadıklarını kocasına anlatma tehdidi ile kendisine cinsel saldırıda bulunduklarını beyan edip şikayetçi olduğu, 30.09.2013 tarihinde ise Çivril Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak şikayetten vazgeçtiğini bildirdiği, bilahare … hakkında iftira suçundan işlem yapılıp hakkında iddianame tanzim edildiği anlaşılmış ise de, duruşma esnasında sanığın …’in tehdidi ile şikayetinden vazgeçtiğini, iftira kastının bulunmadığını beyan ettiği, … ise beyanında … ile onun rızası dahilinde bir çok kez cinsel ilişkiye girdiklerini dile getirdiği, aralarında başkaca da yaralama suçundan verilen mahkumiyetler bulunduğu ve tüm dosya kapsamı itibari ile sanığın anayasal şikayet hakkını kullanıp kullanmadığı hususu değerlendirilmeksizin sanığın bu yöndeki savunmaları tartışılıp reddedilmeden yazılı şekilde iftira suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyetine karar verilmesi;
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi gereğince belirlenen 1 yıl 3 ay hapis cezası üzerinden etkin pişmanlık nedenli 3/4 oranında indirim yapılırken 3 ay 22 gün yerine 3 ay 21 gün; 62 nci maddesi gereğince indirim yapılırken 3 ay 3 gün yerine 3 ay 2 gün olarak yazılması suretiyle eksik ceza tayini, nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarih, 2016/349 Esas, 2016/553 Karar sayılı kararma yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden
hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.