Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/18937 E. 2023/3006 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18937
KARAR NO : 2023/3006
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.07.2014 tarihli iddianamesi ile tutuklu veya hükümlünün kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 05.04.2021 tarihli kararı ile, Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir. Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine; Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
5. Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2021 tarihli kararına sanığın itiraz etmesi üzerine Mahkemece genel hükümlere göre yargılama yapılarak 19.10.2021 tarihli karar ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, cezanın infazı halinde mağdur olacağına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, Çanakkale Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın, koşullu salıverilme tarihine kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilerek tahliye edildikten sonra hakkında uygulanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi nedeniyle, Çanakkale İnfaz Hakimliği’nin 27.03.2014 tarihli kararıyla kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verilmiş, bu karar 19.06.2014 tarihinde sanığa tebliğ edildiği halde 2 gün içerisinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olması gerekirken teslim olmayarak firar ettiği, daha sonra görevlilerce yakalandığı iddiasına ilişkindir.
2. Sanık ikrar içeren savunmada bulunmuştur.

IV. GEREKÇE
1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleri Hakkında Kanun’un denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı başlıklı 105/A maddesinin sekizinci fıkrasında, “… kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’un 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır.” şeklinde belirtilmiştir. Bu itibarla, Amasya İnfaz Hakimliği’nin 03.12.2015 tarihli kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı, Amasya Ağır Ceza Mahkemesi’nin itiraz üzerine verdiği 31.12.2015 tarihli itirazın reddi kararı, sanık ikrarı ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin atılı suçun unsurlarının oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin “5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin sekizinci fıkrası yollamasıyla 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olduğunun belirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci paragrafının başına “…eylemine uyan…” ibarelerinden sonra gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaletiyle” ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.