Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1992 E. 2023/863 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1992
KARAR NO : 2023/863
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibariyle 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2015 tarihli ve 2015/19331 Soruşturma, 2015/5902 Esas

sayılı iddianamesi ile sanık hakkında dilencilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 229 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları iki kez cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2015/599 Esas, 2016/220 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dilencilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
Mağdurların soruşturma aşamasında vekil huzurunda alınan oluşa uygun istikrarlı beyanlarına göre sanığın cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Katılan mağdurlar vekilinin temyiz isteği;
Mağdurların soruşturma aşamasındaki ifadelerini doğrulayan tutanak mümzii beyanına göre sanığa atılı suçun oluştuğu halde hakkında beraat kararı verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, cadde üzerinde yoldan geçen vatandaşlardan para isteyerek dilendiği görülen sekiz ve dokuz yaşlarında olan katılan mağdurların sanık tarafından dilencilikte araç olarak kullanıldıkları iddiasına ilişkindir.
2. 25.05.2015 tarihli Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Zabıta Dairesi Başkanlığının tespit tutanağı ve aynı tarihli kolluk tutanağı ile katılan mağdurların İki Eylül Caddesi Büyükşehir Belediyesi yanı su kartı dolum gişesi yanında yoldan geçen vatandaşlardan para isteyerek dilendikleri, görevlilere dilenmek için anne ve babaları tarafından çarşıya gönderildiklerini, evlerine para götürmediklerinde dövüldüklerini beyan ettikleri belirlenmiştir.
3. Katılan mağdurlar 25.05.2015 tarihli … İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğünde alınan beyanlarında, sanığın kendilerine “Çarşıya gidin dilenerek insanlardan para isteyin, almış olduğunuz parayı da bana getirin” dediğini, bu nedenle birlikte dilendiklerini ifade ettikleri belirlenmiştir.
4. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığında zabıta memuru olarak görevli tutanak mümzii G.İ. kovuşturma aşamasında alınan beyanında, çocukların dilencilik yaptıkları yönünde ihbar üzerine bahse konu yere gittiklerinde katılan mağdurların gişeden su kartı doldurmak için gelen şahıslardan para istediklerini gördüklerini, yanlarında herhangi bir büyük şahıs olmadığını, sorduklarında para götürmedikleri zaman eve alınmadıklarını ve evde sorun çıktığını söylediklerini ifade ettiği belirlenmiştir.
5. Sanık savunmasında, …’nun kızı olduğunu, …’nun ise kardeşinin torunu olduğunu, …’nün babasının cezaevinde, annesinin ise Yozgat Yerköy’de olması nedeniyle çocuğu kendisinin baktığını, dilendirmediğini ifade ettiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 229 uncu maddesinde düzenlenen dilencilik suçunun hareket unsuru “çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanma” olarak belirlenmiştir. Failin, çocuğu veya bedenen ya da ruhen kendisini savunamayan bir kişiyi, araç olarak kullanıp kullanmadığı hususu, dilenme anında dilenen kişinin ve dilencilikte araç olarak kullanılan kişilerin konumları, birbirlerine yakınlıkları, dilenen kişi ile dilencilikte araç olarak

kullanılan kişinin hangi konumda bulunduğu ve sair hususlar bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Araç olarak kullanma deyiminden, suçun konusunu oluşturan kimselerin, muhatabın (menfaat talep eden kişi) algılayabileceği bir şekilde beraberinde (yanında, elinden tutarak veya sırtında v.s.) ya da muhatabın görebileceği bir yerde bulundurmak anlaşılmalıdır.
Yukarıda yazılı bilgiler ışığında, dava konusu olayda katılan mağdurların beyanları, zabıta tespit tutanağı, kolluk tutanağı ile bu tutanakları doğrulayan tanık beyanına göre sanığın, dilenme sırasında katılan mağdurların yanında bulunmadığının anlaşılmasına göre sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre Cumhuriyet savcısının ve katılan mağdurlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2015/599 Esas, 2016/220 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve katılan mağdurlar vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı ve katılan mağdurlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.