YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2054
KARAR NO : 2022/16696
KARAR TARİHİ : 15.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından, Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, mercide yanılma nedeniyle CMK.nın 264. maddesi gözetilerek istemin itiraz olarak kabulüyle gereğinin yerine getirilmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2007/8-126 Esas 2007/143 Karar sayılı 12.06.2007 tarihli kararında da belirtildiği üzere; genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun oluşabilmesi için, eylemin kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda gerçekleşmesi yeterli olmayıp, eylemde kullanılan silahın da TCK.nın 6. maddenin 1/f bendindeki tanıma uygun olarak, ateşli silah olması, başka bir anlatımla fonksiyonu itibariyle ateş etmeye elverişli gerçek bir silah olması gerekmektedir. Kuru sıkı tabir edilen gaz tabancaları nitelikleri itibariyle, bu suç açısından silah sayılamayacağından, bu nitelikteki tabanca ile havaya ateş edilmesi eylemi, korku, kaygı veya panik yaratabilecek nitelikte olsa dahi, 5237 sayılı TCK.nın 170/1. maddesi kapsamında değil, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36/1. maddesi kapsamında değerlendirilmelidir.
Bu açıklamalar ışığında; sanığın ses ve gaz fişeği istimal eden kuru sıkı silah olarak tabir edilen tabanca ile ateş etme eyleminin, 5237 sayılı TCK.nın 170/1-c maddesinde tanımı yapılan içinde ateşli silah öğesi bulunan suç tipine uygun
bulunmadığı, eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesinde düzenlenen “gürültüye neden olma” kabahatini oluşturduğu ve idari yaptırımı gerektireceği ve anılan Yasanın 20/2-c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olması nedeniyle kabahat tarihinden karar tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmakla sanığın ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık … hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5226 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 20/2-c maddesi gözetilerek İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 15.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.