YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2112
KARAR NO : 2023/3509
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz etme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Çubuk 1. Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli kararı ile sanığın hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan 5 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz istemi, bir sebep içermemektedir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın
suç işleme kastı olmadığına, sanığa ait taşınmazın sanığın verdiği vekaletname doğrultusunda bilgisi dışında satıldığına, haksız ve hukuka aykırı olarak tekerrür hükümlerinin uygulandığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın katılana ait suça konu 136 ada, 160 parselde bulunan dairesinin anahtarını vermeyerek tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Katılanın suça konu taşınmazı 25.05.2015 tarihinde satın aldığı anlaşılmıştır.
3. Sanık tevil yollu ikrarda bulunmuştur.
4. Taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.
IV. GEREKÇE
Suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği iddianame tarihi olan 11.09.2015 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, iddianame anlatımı, sanık savunması, katılan beyanı, tapu kayıtları, Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/432 Esas sayılı davası ve tüm dosya kapsamına göre, katılanın suça konu 136 ada, 160 parselde bulunan 7 nolu dairesini 02.09.2015 tarihinde satın aldığı, daireyi satın aldığında dairede kiracının ikamet ettiği, ancak kiracının 25.05.2015 tarihinde evi boşaltarak anahtarı karşı komşusu sanığa verdiği, sanığın katılana ait taşınmazın anahtarını vermeyerek ve taşınmaza eşyalarını koyarak mülkiyet iddiası ile katılanın tasarruf hakkını kısıtladığı anlaşılmıştır. Sanık müdafiinin sanığın suç işleme kastı olmadığına, sanığa ait taşınmazın sanığın verdiği vekaletname doğrultusunda bilgisi dışında satıldığına yönelik temyiz istemleri, sanığın Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/432 Esas sayılı davası ile suça konu yerle ilgili olarak dava dışı kişilere açtığı davanın alacak hakkıyla ilgili olduğu ayni hakka dayalı olmaması nedeni ile yerinde görülmemiştir. Sanığın tekerrüre esas sabıkalı olması nedeni ile verilen cezanın ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2023 tarihinde karar verildi.