YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2411
KARAR NO : 2023/2408
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yalan tanıklık, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tufanbeyli Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2016 tarihli ve 2016/41 Soruşturma, 2016/52 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, sanık … hakkında yalan tanıklık suçundan, 272 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2016 gün ve 2016/70 Esas, 2016/191 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında yalan tanıklık suçundan 272 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’ın temyiz isteği;
1. Atılı suçu işlemediğine,
2. Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna,
3. Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına, ilişkindir.
B. Sanık …’in temyiz isteği;
1. Atılı suçu işlemediğine,
2. Mağdurların şikayetlerinden vazgeçmeleri nedeniyle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, Saimbeyli K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görev yapan sanık …’in Tufanbeyli K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan mağdurlar … ve …’yi tehdit ettiği ve bu eyleme sanık …’ın tanık olduğu halde bu hususta beyanda bulunmayarak yalan tanıklık yaptığı iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur … 18.01.2016 tarihli Tufabeyli K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne hitaben verdiği dilekçesinde, 17.01.2016 günü saat 21.00 sıralarında sanık …’in yanında çalışan sanık … ile birlikte cezaevine geldiğini, kendisine hitaben 14.01.2016 günü verdikleri ifadeden dolayı “Sadece sen ve … çelişkili ifade vermişsiniz, sizinle dışarıda görüşeceğim, …’ye söyle onun çıkmasını bekliyorum, onu döveceğim” dediğini; mağdur …’nin aynı tarihli kurum müdürlüğüne hitaben verdiği dilekçesinde, 17.01.2016 günü sanık … ile yanında çalıştırdığı sanık …’ın saat 21.00 sıralarında cezaevine geldiklerini, sanık …’in geldiğini görünce koğuşuna geçtiğini, beraber çalıştığı mağdur …’nun geçmediğini, beklemeye devam ettiğini, kendisini gıyabında “Sen ve … çelişkili ifade vermişsiniz, O …’ye söyle onun çıkmasını bekliyorum, döveceğim onu” şeklinde tehdit ettiğini belirtmiştir.
3. a) Sanık …, olay günü hasta olduğu için ve arabayı da kullanamayacağından sanık …’dan kendisini Tufanbeyli cezaevine bırakmasını istediğini, götürdüğünde dışarıda beklemesini söylediğini, ancak infaz koruma başmemuru olan İ.K.’nın sanık …’ı çay içmeye davet ettiğini, çaydan sonra sanık … ile birlikte döndüklerini, mağdurların bahse konu dava dosyasında karşı taraf olan C.S. tarafından yönlendirilmeleri nedeniyle aleyhine iddiada bulunduklarını,
b) Sanık …, olay günü infaz koruma memuru İ.K. sürekli olarak sanık …’i arayıp konuşmak istediğini söyleyince hasta olduğundan onu Tufanbeyli cezaevine götürdüğünü, birlikte cezaevine girip İ.K.’nın başmemur odasında görüştüklerini, başmemur odasında çay içtiğini, mağdur …’nun onlara sadece çay verdiğini gördüğünü, aralarında herhangi bir konuşmanın geçtiğine şahit olmadığını,
c) Tufanbeyli K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde infaz koruma memuru olarak görev yapan İ.K., herhangi bir tehdit ve hakaret olayının olmadığını,
İfade ettikleri belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik;
5237 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinde yasaklanan fiil, “gerçeğe aykırı tanıklık yapmak”tır. Gerçeğe aykırı tanıklık, yalan söylemek veya tanıklığın konusunu oluşturan hususlar hakkında bilgiyi bilerek kısmen veya tamamen saklamak, gizlemek, gerçeğe uygun beyanlara gerçeğe aykırı hususlar eklemek şeklinde yapılabilir. Yalan söylemek deyimi, tabii olarak gerçeği inkar etmeyi de kapsar. Suçun oluşumu için, gerçeğe aykırı tanıklığın, tanıklık yapılan olgu ve olaylara ilişkin olması gerekir. Tanığın, beyanda bulunduğu maddi olguları bilerek ve isteyerek değiştirmesi, çarpıtması, olduğundan farklı göstermesi, gizlemesi bu suçu oluşturur. Olay ya da olgulara ilişkin olarak tanığın kendisinden ya da başka bir sebepten kaynaklanan yanlış izlenim ve duyumları, dalgınlığı, unutkanlığı yahut olayın üzerinden belirli bir zaman geçmesi nedeniyle olguların az ya da yanlış hatırlanması neticesinde gerçekle uyumlu olmayan beyanlarda bulunması, yalan tanıklık suçunu oluşturmaz. Somut olayda, sanığın, diğer sanık … hakkında tehdit suçundan yürütülen soruşturma ve kovuşturma aşamalarında olaya ilişkin bilgisinin olmadığına dair beyanda bulunması eyleminin, sanığın savunmasının aksine tanıklık yaptığı olguları bilerek ve isteyerek gizlemek suretiyle üzerine atılı suçu oluşturduğuna dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve bu maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaşma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli ve 2016/70 Esas, 2016/191 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle başkaca yönleri incelenmeyen Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli ve 2016/70 Esas, 2016/191 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.