YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2870
KARAR NO : 2023/3395
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2015 tarihli iddianamesi ile iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafii suçun sanık tarafından işlenmediği, eksik inceleme yapıldığı ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Sanık ise cezai ehliyetinin olmadığını, mahkemede katılanın yönlendirmesi ile beyanlarda bulunduğunu, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 09.06.2015 günü 155 polis imdat hattını arayan bir kişi, “… restaurantta konsomatris olarak çalışan ve açık adresini verdiği … isimli bayanın Iğdır’da 5 yaşındaki kızı …’ye nargile içirdiğini ve para karşılığı erkeklerin cinsel tacizine maruz bıraktığını belirterek hakkında şikayetçi olmuştur. Hattı arayan telefon numarasını kullanan …, kollukta alınan ifadesinde, …’ın ablası olduğunu, kızı … ile birlikte kendisinin de oturduğu çay bahçesine geldiklerini, annesinin burada …’ye nargile içirdiğini gördüğünü, buna sinirlenerek ihbarda bulunduğunu” belirtmiştir.
2. … hakkında soruşturma başlatılmış, bu kapsamda mağdur çocuğun ifadesine başvurulmuş, çocuk iddiaların doğru olmadığını beyan etmiştir. … da iddiaları kabul etmemiştir. Hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen …’ın şikayeti üzerine … hakkında incelemeye konu bu dava açılmıştır.
3. Sanık mahkemede alınan savunmasında, çabuk dolduruşa geldiğini, bu sebeple ablası hakkında şikayetçi olduğunu, ablasının çocuğuna karşı öyle davranışlarda bulunmadığını, ithamlarının asılsız olduğunu beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. İhbara konu suçtan delil yetersizliği nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat hükmü kurulması sanık açısından iftira suçunun oluşması için yeterli değildir.
Sanığın şikayeti nedeniyle kapsamlı bir araştırma yapılmadığı, sanığın temyiz dilekçesinde, kız kardeşinin talebi üzerine onu cezadan kurtarmak için duruşmada, önceki isnatlarından vazgeçtiğini belirtmesi karşısında, dosya kapsamı ve oluşa göre, sanığın iftira kastı ile şikayette bulunduğuna yönelik her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyete yeter, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, sanık hakkında atılı suçtan delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.