YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2916
KARAR NO : 2023/2974
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İftira, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 30.12.2013 tarihli ve 2013/43883 Soruşturma, 2013/19178 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında iftira ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (2918 sayılı Kanun) 48 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, iki kez cezalandırılması istemiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2015 tarihli ve 2014/43 Esas, 2015/463 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 2918 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin altıncı fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın temyiz isteği;
1. Kolluk tutanaklarının savunmasını doğruladığına,
2. Uzlaşma hükümlerinin uygulanmadığına,
3. Çelişkili tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğuna, ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1. Aracı kullanan kişi sanık olmadığı halde delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne,
2. “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin gözetilmediğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın alkollü şekilde araç kullanarak trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu ve meydana gelen kazaya ilişkin aracı kullanan kişinin mağdur … olduğuna dair iddiada bulunarak iftirada bulunduğu iddiasına ilişkindir.
2. 01.09.2013 tarihli trafik kaza tespit tutanağında meydana gelen kaza ile ilgili olarak;
“Kaza mahallini terk eden ve firar eden sürücü sevk ve idaresindeki 33 ** *** plakalı aracı ile batıdan doğuya … Sok. üzerinde seyredip bilinmeyen bir sebepten direksiyon hakimiyetini kaybederek ve yaya kaldırım üzerine çıkarak aracının sol ön köşe ve ön kısımları ile … Lisesi önünde girişte bulunan kafesli demir kısımlara çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Kazada yaralanan yolcu K.Y.’ye sürücüyü sorduğumuzda aracı … isimli bir şahsın kullandığını, yaralanan yolcu F.T.’ye aracı kullanan sürücünün kim olduğunu sorduğumuzda … isimli bir şahsın kullandığını ve kaza mahallinin terk ettiğini tarafımıza beyan etmişlerdir…”
Şeklinde ifadelerin yer aldığı ve yolcu olarak işaretlenen sanığın araçtaki yerinin arka koltuk olduğu belirtilmiştir.
3. Meydana gelen kaza sonrası sanığın müşteki şüpheli olarak Osmaniye Polis Merkezi Amirliğinde alınan ifadesinde, olay günü saat 18.30 sıralarında arkadaşı olan … ve yanındaki … ile buluşarak bir süre … Köyünde alkol aldıklarını, sevk ve idaresindeki araç ile … Lisesinin önüne geldiklerini, bir süre daha alkol aldıktan sonra eve gitmek istediğini söylediğinde mağdur …’ın kontak anahtarını direksiyon kutusundan çekip aldığını ve araçtan dışarı çıktığını, kontak anahtarını elinden almak için kendisinin de dışarı çıktığını, sol gözüne bir yumruk attığını, mağdur …’in de kendisine bıçak çekip “senin gırtlağını keserim, seni öldürürüm” diyerek kendisine saldırdığını, ardından mağdur …’ın bıçak çekip “seni öldüreceğiz, senin gırtlağını keseriz, bu aracı bize bırakacaksın, sabah alırsın” deyip direksiyona geçip çalıştırınca aracını bırakmamak için arka tarafına bindiğini, mağdur …’ın bir hışımla gaza basıp okul tabelasının bulunduğu direğe çarptığını, kazadan sonra …’ın kaçıp gittiğini ifade ederek her iki mağdurdan da şikayetçi olduğu belirlenmiştir.
4.a. Toros Devlet Hastanesinin 01.09.2013 tarihli raporu ile sanığın 4,42 promil alkollü olduğu,
b. Toros Devlet Hastanesinin 01.09.2013 tarihli raporu ile sanığın alnında sıyrık ve sol gözünde ekimoz olduğu, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde olduğu,
c. Mersin Devlet Hastanesinin 02.09.2013 tarihli raporu ile mağdur …’te yeni travmatik bulgu izlenmediği,
d. Mersin Araştırma ve Uygulama Merkezinin 01.09.2013 tarihli ve Mersin Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 25.10.2013 tarihli raporu ile mağdur …’ın sol frontol bölgesinde ağrı olduğu ve yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilir olduğu, belirlenmiştir.
5.a. Mağdur … aşamalarda, sanık ve arkadaşı … ile birlikte olay günü birlikte alkol aldıklarını, ancak hava kararınca sanığın kendisini eve bıraktığını, ertesi gün …’tan kaza yaptıklarını öğrendiğini, olay esnasında kendisinin araçta olmadığını,
b. Mağdur … aşamalarda, arkadaşları sanık ve … ile birlikte saat 21.00’e kadar … Köyünde alkol aldıktan sonra köyden ayrılıp …’i evine bıraktıklarını, sanıkla bir süre daha dolaştıktan sonra … Lisesinin önünden dönüş yapacağı sırada sanığın aşırı alkollü olması nedeniyle fren yerine gaza basarak okulun levhasının asılı bulunduğu demir direğe çarptığını, ifade etmişlerdir.
6.a. Tanık olarak beyanına başvurulan mağdur …’in babası B.S. aşamalarda, olay gecesi saat 21.30-22.00 sıralarında plakasını alamadığı bir araçta bulunan iki şahsın oğlunu bırakıp gittiğini ve bir daha hiç dışarı çıkmadığını,
b. Tanık olarak beyanına başvurulan mağdur …’in komşusu Y.C. aşamalarda, olay gecesi saat 22.00 sıralarında plakasını alamadığı bir araçta bulunan iki şahsın mağdur …’i alkollü şekilde bırakıp gittiğini gördüğünü,
c. Tanık olarak beyanına başvurulan mağdur …’in akrabası V.S. kollukta, olay gecesi saat 22.00 sıralarında plakasını alamadığı bir aracın mağdur …’i alkollü şekilde bırakıp gittiğini, mağduru yatağına yatırdıklarını, saat 23.30’a kadar mağdurun evden dışarı çıkmadığını; kovuşturma aşamasında, hatırlamadığı bir tarihte mağdur …’in evine misafirliğe gittiğini, …’in evde olduğunu, ertesi gün …’in kendisini arayıp kaza yaptığını söylediğini ve evde olduğuna dair tanık olmasını istediğini, mağdur …’in saat 17.00 ile 22.00 arasında evde olduğunu,
d. Kovuşturma aşamasında tanık olarak ifadesine başvurulan M.A., yanındaki üç arkadaşı ile birlikte civarda alkol alırken … Lisesinin önünde bir kaza meydana geldiğini gördüğünü, olay yerine gittiğinde sanığın aracın arka tarafında olduğunu, aracın ön koltuğundan birinin daha çıktığını gördüğünü, araçtan başka birinin daha inip inmediğini bilmediğini, ifade etmişlerdir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında İftira Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Taraf ve tanık beyanları, kaza tespit tutanağı, doktor raporları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, 01.09.2013 tarihli trafik kaza tespit tutanağında sanığın yolcu olarak belirtilmesi ve araç içerisinde bulunduğu yer olarak arka koltuğun işaretlenmesi ve yine aynı tutanakta sanık dışında diğer mağdur …’ın aracı kullanan şahsın … olduğunu ve kaza mahallini terk ettiğini beyan etmesi, sanığın ilk kolluk ifadesinde kontak anahtarını elinden almaya çalıştığı sırada mağdur …’ın sol gözüne yumruk attığını beyan etmesi ve Toros Devlet Hastanesinin 01.09.2013 tarihli raporu ile sanığın sol gözünde ekimoz olduğunun belirlenmesi ile mağdur …’in akrabası olan ve olay gecesi misafirliğe gittiğini beyan eden tanık …’ın kovuşturma aşamasında …’in kendisini arayıp kaza yaptığını söyleyerek evde olduğuna dair tanık olmasını istediğini belirtir kollukta verdiği beyanı ile çelişkili anlatımları göz önünde bulundurulduğunda, sanığın savunmasının aksine, cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden
beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık Hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
1. Kazanın gerçekleştiği ana kadar aracın kendi sevk ve idaresinde bulunduğunu kabul eden sanığın alkollü şekilde araç kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye soktuğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Sanığın eylemine uyan suç ile ilgili olarak;
Anayasa Mahkemesinin 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun’un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden 2709 sayılı T.C. Anayasası’na aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Dairemizin 2020/2463 esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1 maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında İftira Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2015 tarihli ve 2014/43 Esas, 2015/463 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Sanık Hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Gerekçede (B) bölümünün (2-3.) bentlerinde açıklanan nedenlerle Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2015 tarihli ve 2014/43 Esas, 2015/463 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2023 tarihinde karar verildi.