Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/3304 E. 2023/3169 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3304
KARAR NO : 2023/3169
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İftira, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2015 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında
a. İftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca,
b. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Elazığ 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli kararı ile, sanığın;
a. İftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca, 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
b. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca, 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, bir sebebe dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, 155 ihbar hattını arayıp, polis memuru olan ve ihbar üzerine olay yerine giden katılanların rüşvet istediklerini, kadınlara sarkıntılık ettiklerini söyleyerek iftira ettiği, katılanların görevini yapmalarını engellemek amacıyla “burada camların hepsini kırarım” diyerek tehdit etmek suretiyle direndiği iddiasına ilişkindir.
2. 16.01.2015 tarihli ihbar tutanağında, “… karşısı kafede izin belgesiz bayan çalıştırıldığı bilgisi ” ibareleri yer almaktadır.
3. Katılanların isimlerinin bulunduğu 16.01.2015 tarihli görevlendirme belgesi dosyadadır.
4. Katılanlar tarafından kayda alınan kamera görüntülerini içerir bir adet DVD ve DVD çözümüne ilişkin bilirkişi raporlarına göre; “2. erkek şahıs” olarak tanımlanan kişinin telefonda ” bir polis memuru var. Devamlı bizim mekana geliyor, rüşvet istiyor. … Devamlı garezi var.” dediği, devamında “… Kimliğimi veremem, … Burada camların hepsini kırarım, bileklerimi keserim. … Sarkıntılık yapmışsın. …” şeklinde sözler söylediği tespit edilmiştir.
5. Elazığ Emniyet Müdürlüğü’nün 22.04.2016 tarihli yazı cevabına göre, katılanlar hakkında 04.02.2015 tarihli ve 2015/74599 sayılı işleme konulmama oluru alındığı ve idari soruşturma açılmadığı belirlenmiştir.
6. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2016 tarihli yazı cevabına göre, sanık …’in şikayeti nedeniyle katılanlar hakkında herhangi bir soruşturma kaydının olmadığı tespit olunmuştur.
7. 16.01.2015 tarihli olay tutanağında, kimlik bildirimsiz bayan şahısların çalıştırıldığı ihbarı üzerine, temyiz dışı sanık …’ın işyerine gidildiği, işyerinde … ve …’in çay servisi yapıtıkları ve masa üzerinde yanar vaziyette kül tablası içinde sigara olduğu, bayan çalışanlardan kimlik bilgileri istendiğinde, sanığın katılanların üzerine yürüdüğü, “size gününüzü göstereceğim, müdürünüzü arayacağım. ” dediği, sanıktan kimlik ibrazının istenmesi üzerine, 155’i arayarak, “burada memur var, her gün gelip buraya rüşvet istiyor.” dediği, katılanların sanıktan şikayetçi olacaklarını söylemeleri üzerine, sanığın “… Kızları taciz ettiniz diye şikayette bulunacağım. ” dediği, işyeri dışında benzer şekilde sözlerle bağırıp kalabalığın oluşmasına neden olduğu, temyiz dışı sanık …’in, “… Bütün camları indiririm, … Dükkanıma hiçbir polis giremez. ” dediği, temyiz dışı sanık …’un da kimliğini ibraz etmeyip, “gelin içeri konuşalım, adamın gelecek, beni götüremezsiniz” dediği belirtilmiştir.
8. 16.01.2015 tarihli tutanakta, hastaneye gidiş-dönüş sırasında, sanık ile temyiz dışı sanık …’ın araç içerisindeki üç bayana “karakola gittiğimizde sakallı polisin size sarkıntılık ettiğini ve rüşvet istediğini söyleyeceksiniz, … O sakallı polisin iflahını keseceğiz, meslekten attıracağız. ” diyerek baskı yaptıkları yazılıdır.
9. Tanık …, sanığın kimliğini vermek istemediğini, “polisler bizden rüşvet istiyor”
diye sözler söylediğini, kendilerine “sizi taciz ettiklerini söyleyin davacı olun” dediğini, ancak taciz ve rüşvet olayının olmadığını beyan etmiştir.
10. Sanık savunmasında, 155’i aradığını, … ve …’ye, polislerin kendilerine iftirada bulunmaları halinde onların da polislere iftira etmelerini söylediğini beyan ederek atılı suçlamayı tevilli ikrar etmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın aynı müracaat ile katılanlara karşı gerçekleştirdiği iftira ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleri nedeniyle, hakkında hükmolunan cezalardan 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Bu itibarla; sanık hakkında iftira suçundan kurulan hükümde, sanığın yukarıda açıklanan şekilde rüşvet istenmediği ve işyerindeki çalışanlara sarkıntılık edilmediğini bildiği halde, katılanlar hakkında adli ve idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla katılanlara hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler, sanığın tevilli ikrarı ile tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, görevlerini yapmakta olan katılanların görevlerini yapmalarına engel olmak amacıyla tehdit ederek direndiği anlaşıldığından, bu suçtan kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elazığ 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.