Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/3323 E. 2023/3658 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3323
KARAR NO : 2023/3658
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İftira ve hakaret
HÜKÜMLER : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2016 tarihli iddianamesi ile iftira suçundan ve hakaret suçlarından cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili, suçun oluştuğunu ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğini belirtilerek temyiz talebinde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR
Müşteki … vekili aracılığı ile Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına 08.10.2015 havale tarihli bir dilekçe vererek, 06.10.2015 günlü Sözcü Gazetesinde yayınlanan “Bilal İşte Fırsat: Ortaya Çık Fuat Avni Efsanesini Bitir” başlıklı haber ile kendisine hakaret ve iftira suçlarının işlendiğinden bahisle suç duyurusunda bulunmuştur. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, önce kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, katılan vekili tarafından yapılan itirazın Bakırköy 1.Sulh Ceza Hakimliği kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kaldırılmış, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında hakaret ve iftira suçlarından cezalandırılması istemiyle 07.01.2015 havale tarihli incelemeye konu bu dava açılmıştır.

IV. GEREKÇE
5187 Sayılı Basın Kanunu’nun (5187 sayılı Kanun) 26 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, basılmış eserler yoluyla işlenen suçlarla ilgili ceza davalarının günlük süreli yayınlar yönünden dört ay, diğer basılmış eserler yönünden altı ay içinde açılmasının zorunlu olduğu, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise bu sürelerin, basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihten başlayacağı, teslim edilmemesi halinde suçu oluşturan fiilin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından öğrenildiği tarihin esas alınacağı, maddenin beşinci fıkrasında ise kovuşturulması şikayete bağlı suçlarda dava açma süresinin, suç için kanunun öngördüğü dava zamanaşımı süresini aşmamak şartıyla, suçun işlendiğinin öğrenildiği tarihten başlayacağı düzenlenmiştir. Şikayete konu haberin yer aldığı gazetenin günlük yayımlanması karşısında, dört aylık hak düşürücü süre içerisinde dava açılması gerekecektir. Bu sürelerin yargılama şartı olarak kabul edildiği görülmektedir.
5271 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre, iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır. Soruşturma evresinde elde ettiği kanıtlardan ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunu hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklamalıdır.. Böylelikle sanık; iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve kanıtlarını sunabilmelidir. Somut olayda, iddianame içeriğinde, sanığın savunması ile, 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin itiraz üzerine verdiği kamu davası açılmasına ilişkin kararına yer verilmiş, sanığa isnad edilen fiilin ne olduğu açıklanmadan sevk maddeleri yazılmıştır. İddianamede açıkça hangi eylemin müsnet suçları oluşturduğu yönünde herhangi bir anlatım ve ifade yer almadığından 5271 sayılı kanunun 170inci maddesine öngörülen unsurları ihtiva eden geçerli bir iddianame bulunmamaktadır.
5187 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen dört aylık hak düşürücü süre içerisinde tanzim edilmiş geçerli bir iddianame bulunmadığından, yargılama şartı yerine getirilmemiştir. 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekmektedir.

V.KARAR.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 2 Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5187 sayılı Basın Kanunun 26 ıncı ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği yargılama şartı gerçekleşmediğinden, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde karar verildi.