YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3506
KARAR NO : 2023/2285
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün karar tarihinde yürürlükte olan 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici ikinci maddesi uyarınca, hükmolunan adli para cezası miktarına göre kesin nitelikte olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yatağan Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.02.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında mala zarar verme ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 151 inci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına; mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın suçları işlediğine dair mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, delillerin eksik yorumlandığına ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın katılanın evinin bulunduğu sokaktan ateş etmesi üzerine katılanın evinin camlarının kırılmak suretiyle zarar gördüğü iddiasına ilişkindir.
2. Dava dosyası içerisinde bulunan 28.12.2014 tarihli olay yeri inceleme raporunda, katılanın evinin pencere camının kırıldığı, duvar üzerinde saçmalardan kaynaklanan siyah noktaların bulunduğu, duvar dibinde (2) adet av tüfeği fişek sıkısı içinde bulunan plastik tabanın bulunduğu, çevrede yapılan araştırmada av tüfeğine ait boş fişeğe rastlanmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
3. 28.12.2014 tarihli arama tutanaklarında, sanığın ikamet ettiği evde ve olay günü sanığın kullandığı … plaka sayılı araçta yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
4. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen 02.02.2015 tarihli raporda, sanığa ait svaplarda atış artıklarına rastlanmadığı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mala zarar verme suçu yönünden;
Mala zarar verme suçu yönünden hükmolunan adli para cezasının miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici ikinci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu ve temyizi kabil olmadığı anlaşılmıştır.
B. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu yönünden;
Tüm dava dosyası kapsamı ve katılanın aşamalardaki beyanlarına göre, katılanın oğlu ile sanığın kız kardeşinin boşandığı ve bu nedenle aileler arasında husumet oluştuğu, suç tarihinden önce sanık ile katılan arasında adliyeye intikal etmiş dava dosyaları bulunduğu anlaşılmıştır.
Katılan aşamalarda alınan beyanlarında, olay günü evinin bulunduğu sokaktan silah sesi gelmesi üzerine pencereden baktığında, sanığın babasına ait olan ancak çoğu zaman sanığın kullanımında olan … plakalı aracın farları sönük şekilde sokaktan geçmekte olduğunu gördüğünü, ateş edilmesi sonucunda evlerinin camlarının kırıldığını beyanla şikayetçi olmuştur.
Katılanın komşusu olan tanık M.K., olay günü ses gelmesi üzerine dışarı baktığında beyaz renkli, … plakalı, plakasının son grubunu göremediği bir aracın farları sönük şekilde sokaktan geçtiğini gördüğünü beyan etmiştir.
Katılanın komşusu olan tanık M.Ç. ise, iki el silah sesi gelmesi üzerine dışarı baktığında beyaz renkli şahin türü bir aracın ışıkları sönük şekilde hızlıca hareket ederek uzaklaştığını gördüğünü beyan etmiştir.
Sanık aşamalardaki savunmalarında, babasına ait olan …. plakalı aracın olay günü kendisinin kullanımında olduğunu kabul etmiş ise de, katılanın evinin bulunduğu sokaktan geçmediğini, olay saatinde aracın farklı bir yerde park halinde olduğunu ileri sürmüştür.
Olay yeri inceleme raporu, katılanın istikrarlı beyanları, bu anlatımlar ile uyumlu tanıklar M.Ç. ve M.K.’nin beyanları ile tüm dava dosyası içeriğine göre, sanık ile katılan arasında husumet ve adliyeye intikal eden dava dosyaları bulunduğu, sanığın kız kardeşi ile katılanın oğlunun boşanması sonrasında aileler arasında oluşan husumetin etkisiyle sanığın olay günü katılanın evinin bulunduğu sokaktan ateş ederek katılanın pencere camlarının kırılmasına sebebiyet verdiği olayda, ateş etme eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Mala zarar verme suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici ikinci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un sekizinci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde karar verildi.