Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/3510 E. 2023/1950 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3510
KARAR NO : 2023/1950
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.02.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında mala zarar verme ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 44 üncü maddesi, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.

2.Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi, 63 üncü maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, gözaltında geçen sürenin cezadan mahsubuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve cezanın ağır olduğu hususlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığa ait kağıt deposundan silah ile ateş edilmesi nedeniyle mağdur …’a ait aracın zarar gördüğü, kamera kayıtlarında sanığa ait depodan ateş edildiğinin tespit edilmesi nedeniyle eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği iddiasına ilişkindir.
2. Dava dosyası içerisinde bulunan 17.02.2015 tarihli olay tutanağında, silah ile ateş edildiği ihbarı üzerine kolluk görevlilerinin olay yerine geldiği, 01.. plakalı aracın kapı ve camında hasar oluştuğu, olay yerinin sağ tarafında bulunan telle çevrili depoda bir adet boş kartuş bulunduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.
3. Dava dosyası içerisinde bulunan 18.02.2015 tarihli kamera görüntüleri izleme tutanağında, otoparkın yan tarafında bulunan kağıt deposundan ateş edildiği, ateş eden şahsın görülmediği hususu tespit edilmiştir.
4. Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen 02.03.2015 tarihli raporda, sanığa ait svap alma bantlarında atış artıklarından Antimon tespit edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Tüm dava dosyası kapsamı ve mağdur beyanlarına göre, belediye görevlilerinin sanık tarafından işletilen deponun boşaltılması için sanığa süre verdikleri, sanığın mağdurlar tarafından şikayet edildiğini düşündüğü ve bu nedenle suç tarihinden kısa bir süre önce aralarında tartışma yaşandığı anlaşılmıştır.
Olayın meydana geldiği işyeri sahibi … kolluk beyanında, sanığın işyerine gelerek ” beni siz mi şikayet ettiniz, ceza gelirse bunu size ödettiririm” dediğini beyan etmiş, sanık ise kolluk beyanında iki hafta önce depoyu boşaltması hususunda belediyeden kendisine 10 gün süre verildiği hususunu kabul etmekle birlikte, bu olay nedeniyle mağdurlara kin beslemediğini, kendisinin ateş etmediğini savunmuştur.
Olay tutanağı, kamera görüntüleri izleme tutanağı, kriminal rapor ve tüm dava dosyası içeriğine göre, sanık ile mağdurlar arasında önceye dayalı husumet olması ve sanığın şikayet edildiği düşüncesiyle duyduğu kızgınlık sonucunda mağdur …’ye ait otoparka ateş ettiği ve mağdur …’in arabasının zarar gördüğü olayda, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve dava dosyası içerisinde bulunan olay yeri krokisine göre aracın bulunduğu yer dikkate alınarak, sanığın eyleminin olası kastla mala zarar verme ve silahla tehdit suçlarını oluşturduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla sanığın her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. (1) nolu bozma nedenine göre ise,
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlendiği ve 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki ve aynı mağdura yönelik olmayan mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamında olduğu anlaşılmakla, mala zarar verme suçu yönünden uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.