YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3848
KARAR NO : 2023/3148
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması,yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 53 üncü maddeleri, sanık … hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Akyurt Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli kararı ile sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’ın temyiz isteği; elinde suç aleti olmadığına, müşteki …’ın kendisini darp eden şahsın o olmadığını beyan ettiğine ilişkindir.
B. Sanık …’nin temyiz isteği; somut bir nedene dayanmamaktadır.
III.OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanıklar ve müştekilerinde içinde bulunduğu bir grup arasında çıkan kavgada sanık …’ın elindeki sopayla mağdur …’ya vurarak yaraladığı, sanık …’nin de tarafları korkutmak için tüfekle havaya ateş ettiği iddiasına ilişkindir.
2. 19.06.2014 tarihli Ankara Kriminal polis uzmanlık raporuna göre suçta kullanılan av tüfeğinin 6136 sayılı Kanun’ a göre yasak nitelikte olmadığı tespit edilmiştir.
3. 02.06.2014 tarihli CD çözüm tutanağı dosyada mevcuttur.
4. 02.06.2014 tarihli olay tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden,
1. 19.06.2014 tarihli Ankara Kriminal polis uzmanlık raporu,02.06.2014 tarihli CD çözüm tutanağı, aynı tarihli olay tutanağı, müşteki beyanları ve dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği anlaşıldığından sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3. Ancak sanık … hakkında silahla yaralama suçu ile ilgili olarak; Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. Basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7 inci maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki
“hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedenleriyle sanığın temyiz itirazları yerinde görülmüştür.
2.Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden,
Sanığın, husumetli olduğu Ozan ve Adnan’ı korkutmak amacıyla tüfekle ateş etmesine ilişkin olayda; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen silahla tehdit suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Akyurt Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
2. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Akyurt Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.