Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/3899 E. 2023/701 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3899
KARAR NO : 2023/701
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2015/48002 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 … maddesinin birinci fıkrası, uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.

2. Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2016 tarihli, 2016/3 (E) ve 2016/303 (K) sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, suça karşı eğilimi, adli sicil kaydı gözönünde bulundurulduğunda, yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varılmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve hapis cezasının ertelenmesi hükümlerinin uygulanmasının yer olmadığına ancak aynı kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci uyarınca 10 ay kısa süreli hapis cezasının, günlüğü 20 TL’den 6000 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.
3. İlgili kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 27.04.2017 tarihli ve 2017/390 E., 2017/1500 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulü ile fiilinin anayasal şikayet hakkı kapsamında kaldığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanığın atılı suçu işlediği sabit olmasına rağmen beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, öncesinde çalınan silahına benzer bir silahın kardeşi tarafından bakıma götürüldüğünü öğrenmesi üzerine şikayet dilekçesi vererek, katılana iftirada bulunduğu iddiasına ilişkindir.
2. Sanık, “20-25 sene önce Tahran Caddesinde bulunan iş yerinden çalınan 7,655 mm … marka silahının çalındığını, kardeşi … …’nun da Belçika marka bir silahı bakıma verdiğini, çalınan silahın bu silah olabileceğini” iddia ederek sorumlular hakkında şikayetçi olmuştur
3. Sanığın şikayeti üzerine katılan hakkında soruşturma yapılmış ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21/04/2014 tarih 2014/52383 Esas 2014/35942 Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
4. Sanık tarafından, Browning marka 7,65 mm. çapındaki 595203 seri numaralı tabancanın çalındığı beyanını içerir Valilik Makamı’na verilmiş 05/03/1991 tarihli dilekçe dosyada mevcuttur.
5. Sanık savunmasında “Atılı suçu işlemediğini, kardeşinin, daha önce çalınan silahı ile aynı marka silahı bakım için götürdüğünü tanık Y.A’dan öğrenince, durumdan şüphelenerek konunun araştırılması için savcılığa dilekçe ile şikayette bulunduğunu” beyan etmiştir.
6. Tanık Y.A mahkemece alınan ifadesinde ” Olayın sanığın anlattığı şekilde gelişmediğini, katılanın, oğlunun hakim olduğunu ve hakimlere bir silah verileceğini, ne alması gerektiğini sorduğunu, ayrıca silah tamiri için de tanık B.Y ‘ye yönlendirdiğini, kendisine getirilen bir silah olmadığını” belirtmiştir
7. Tanık B.Y mahkemece alınan ifadesinde “Tarafları tanımadığını, sanığın dükkana gelerek böyle bir silahı tamir veya boya için getirdiler mi diye sorması üzerine yardımcı olmak amacıyla bilgi verdiğini, defter kayıtlarına baktıklarında Sucuoğlu soyadlı kişinin iki silah bıraktığını, silahları da boyayarak iade ettiklerini, kayıtlardan çıkartarak sanığa söylediğini” belirtmiştir.

IV. GEREKÇE
Katılan vekilinin sübuta ilişkin temyiz isteği yönünden;
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Sanığın, kardeşi olan katılanın, daha önce kendisinin iş yerinden çalınan silahı ile aynı marka silahı bakım için götürdüğünü öğrenmesi üzerine, doğrudan katılan hakkında isnatta bulunmaksızın, silahın akıbetinin araştırılmasını belirterek şikayetçi olması şeklindeki eyleminin, Anayasanın 74 üncü maddesinde düzenlenen anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 27.04.2017 tarihli ve 2017/390 E., 2017/1500 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2023 tarihinde karar verildi.