YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/431
KARAR NO : 2023/8567
KARAR TARİHİ : 07.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/77 E., 2015/867 K.
SUÇ : Evi terk eden çocuğu,ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan açılan davada 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mağdurenin gerçek doğum tarihinin 13.10.1996 olduğuna, olay tarihinde 18 yaşını bitirmediğinin açık olduğuna, sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine, beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Dosya kapsamındaki Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu’ nun 28 Ocak 2015 tarihli raporunda mağdurenin olay tarihinde 18 yaşını bitirmiş olduğuna ilişkin tespit karşısında katılan vekilinin, mağdurenin yaşı konusundaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun’un) 234 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini
kesen son işlemin sanığın ilk savunmasının alındığı 24.04.2014 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli ve 2014/77 Esas, 2015/867 Karar sayılı hükmüne yönelik katılan Melva vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2023 tarihinde karar verildi.