YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4470
KARAR NO : 2023/2602
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat, Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: :
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2015 tarihli iddianamesi ile, sanığın 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43, 53 ve 54 üncü maddeler gereğince cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin17.02.2016 tarihli kararı ile, sanık hakkında
A. 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 7.300,00 ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
B. Tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığa atılı tehdit suçunun sabit olduğuna ilişkindir.
B. Sanık müdafinin temyiz isteği, sanığın 6136 sayılı Kanun’a muhalefet etme suçunu işlemediğine, bu suçtan cezalandırılması için mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ve telefon görüşmelerinin hükme esas alınamayacağına ilişkindir.
III. OLAYLAR VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, kendisinden boşanmak istediği eşi olan katılanı aynı suç işleme iradesi kapsamında telefonla arayıp, birden fazla kez “kafana sıkarım” diye tehdit ettiği ve katılanın şikayeti sonrasında teslim ettiği sanığa ait 7.65 çapındaki Belçika yapısı Browning marka silah ve fişekler nedeniyle 6136 sayılı Kanun’a muhalefet ettiği iddiasına ilişkindir.
2. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/105345 sayılı soruşturmasında, sanık hakkında kötü muamele suçundan 17.03.2015 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilmiştir.
3. Katılan … Uzun, sanığı şikayet ettikten sonra araçta torpidoda silah ve fişekleri bulduğunu beyan etmiştir.
4. İzmir 3. Aile Mahkemesinin 2014/877 Esas sayılı dosyasına sunulan telefon görüşme tutanaklarına ilişkin 26.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda, “.. o silah seninle ilgili değil, … inan yıllardan beridir vardı bende, … bu seninle ilgili değil, ben kendimi korumak için lazım olduğunda kullanmak açısından, Allah kimseye lazım etmesin, sizinle, çocuklarımla, onunla bununla ilgisi yok, … sonra gittik şeye çalıntı çıktı, silahı alalı 1,5 senedir parayla aldım, … neydir adı Bodrum’daki yıkmada kayboldu, bunu şimdi orda dedim, çalıntıdır, çalıntı deyince ben orada dedim. … çalıntıdır, vesikası falan çalıntıdır. … Dedi ki bu çalıntıdır, sen bunu verirsen tutuklanırsın dedi polis, … biliyorum …, o koltuğun altındaydı, ben sonra çıkardım, onu oraya koydum. … Ya benim oturduğum koltuğun altındaydı.” ibareleri yer almaktadır.
5. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının 17.12.2014 tarihli BLS-14-05272 sayılı raporunda, suça konu tabanca ile 10 adet fişeğin, 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz olduğu belirtilmiştir.
6. Tanık …, sanıkla görüşmeleri sırasında, …’ün, sanığa, “sen utanmıyor musun, …’ün arabasına silah koyuyorsun” dedi, …. da “silah çalıntı çıktı, karakoldayız, sen benim yerimde olsan ne yapardın” dediğini beyan etmiştir.
7. Sanık savunmasında, bilirkişi raporunda geçen görüşmelerde, silahın kendisine ait olduğunu anlatmak istemediğini, aile birliğinin bozulmaması için o şekilde konuştuğunu ve suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın telefonla müteaddit defa katılanı telefonla arayarak tehdit ettiğine dair, savunmasının aksine, cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Suç tarihinin, 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten öncesine ait olmakla;
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “”…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri yargılama usulüne tabi olması karşısında; sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250 inci maddesinde düzenlenen seri yargılama usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunmuştur.
V. KARAR
1. Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün 1 numaralı bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2016 tarihli kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün 2 numaralı bölümünde açıklanan nedenle, İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.